31
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2375
Okunma
Demir ağırlığında sesleri
Bir arı vızıltısında duyarım
Yılan ıslığından keskin
Ürperir beynimi kusarım
Boşluğu dolduruyor şimşek hızıyla
Ürpertisi ürpertiyor içimi
Kabaran sulardır güneşte kaynayan
Toprağın siyah sıcak benlerinde
Buharlaşıyor damla damla
Yıldızlarda kristalleşiyor kar biçimi
Bir bebek ağlayışında deprem uğultusu
Tufanlarda kabarır dalga dalga
Suya düşen yıldızlar titriyor
Kuru yaprağın baş ağrısıdır rüzgarda
Beynimde değirmen taşıdır dönüyor
Kafdağı gri anka ve sesi gri
Bir yayın kıvrımlarında büklüm büklüm
Uzar kısalır siyah beyaz arasında
Her şey kendinden büyük kendinden iri
Ay ve güneş uyuyor
Bir çift renkli çanağın tuzlu sularında
Bir filin homurtusudur ebrehe filinden
Damarında ebabil pençesi
Gecenin gözünde çividir yıldızlar
Son çırpınışlar solgun güllerin dilinden
Bir notada ahengini buluyor
Ayın güneşin toprağın sesi
Ahşap kulede yangın
Alev renginde çan iniltisi
Kırılan bir avize çığlığında
Kapanıyor yüzü koyun
Mermeri döven çelikte kıvılcım
İşaretidir susamış toprakta
Bengisu fışkıran kuyunun
ABDULKADİR YILDIZ
5.0
100% (17)