5
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1768
Okunma

Ay düşünce derine siyah çökmek üzere
Perdeleri kapanır geceden daha gece
Okyanuslar aldanır, geleni sanır cemre
Davetsiz çökünce gam, sürura kalır gebe.
Zemherinin nefesi üfler saç tellerime
Günahım gibi yağar yıldızlar ellerime.
Uzletin nidaları sağırlarla söyleşir
Gözlerimden akan yaş, iftirakla eyleşir.
Gönlümün sen yanının, çivisi pas tutmuşken
Hasretlerim nöbette inzibat eri gibi
Harman gözlü sevdamda hasadı kurutmuşken
Küllerin alazlanır gözümün feri gibi
Nabzımın her vuruşu yüreğimde bir rahne
Tabipler otayamaz oynadığım son sahne.
Çare değil dilimle ismini zikretmemek
Devrik cümlelerimle geceyi titretmemek.
Gölgeden düşlerime suretin gibi taptım
Karanlık kollarını gönlüme vuslat saydım
Irakların zulmünü soluma yakı yaptım
Teninin kokusunda tek tek gülleri saydım.
Ayrılık membasını,al kadehinden içtim.
Bir vefasız ömürden sadece elem biçtim.
İçimin sığ kentleri yoklukla savaşıyor
Kanları çekilince nabız nabzı aşıyor
Tahammül surlarımın, sıvaları dökülür
Aşk aşk diye ünlerken ağıtları yaktırır.
Dizlerimin bağları ilmek ilmek sökülür
Boynuma veballeri ziynet diye taktırır.
Esaretin manası bir ömür ayrılıkmış
Ecel gelince başa âlemden gayrılıkmış.
Dünyaları terkimde ansızın kalbim durdu
Nur yağarken berzahta ölüm felah olurdu.
19 Nisan 2011 / NÜS
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.