9
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1881
Okunma

Yol garip, yolcu garip, gurbet elde ağlarken
Dileğini kurumuş, bir çalıya bağlarken
Sırrı içinde saklı, kalır Han Kapıları
Giden meçhul yolcunun, ardından kapanırken…
Bilinmez! O ilk yolcu, şimdi ne yapar? Nerde?
Hasta mıdır, sağ mıdır? Tutuldu hangi derde?
Anlatmaz bildiğini, sırlı Han Kapıları
Sen o meçhul yolcuyu, göçüp gitti sanırken…
Burda başlamaz ama burda biter tüm anı
Bir tek namı sorulmaz, bilinmez adı sanı
Sırdaşı ile hem hal, olur Han Kapıları
Yolcu yeni menzile, yeni bir yol alırken…
Zaman sanki geçiyor, iğnenin deliğinden
Kimi garipliğinden, kimi deliliğinden
Gözyaşını içinde, saklar Han Kapıları
Garip yolcu derdiyle, gurbette dolanırken
Geç geldi kimi yolcu, birçoğu erken gitti
Kimi selama hasret, kimi gurbetti bitti
Şahitlik edip durdu, hüzne Han Kapıları
Meçhul yolcu koynunda, toprağa verilirken...
Ereğli, 8 Mart 2011
Yüksel Erentürk YILMAZ
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.