6
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1524
Okunma

-I-
Hüzün yelpazesinde tarandı gündüz gecesiyle
Fırtına ve ateş çemberinde kürelendi umutsuz sevdalar
Kollarında güneşin nar çiçekleri nakış nakış
Dantelâsına sardı beni bulutlar…
Tığ tığ ilmeklendi gözüme yüzün
Kurşun sıcağıyla ayrıldı güneş geceden
Gözlerine kenetlenmiş bir bakış kaldı geride…
Hüzün yumaklarından sökelendi yüzün
Gecenin içinde bitimsiz trajedi
Soyundu kulisinde uçuşan yıldızlar
Yaşın hep On yedisinde, saçlarında bir deli rüzgâr
Şahlandı gönlümün doru tayı
Sevinçle kanatlandı denizde fırtına
Seninle indirdim mavi gecede gökyüzünden dolunayı…
Elâ gözlü, güneş yüzlü, hüzün meleğim
Gündüzler biter , geceler başlar aslan yeleli
Seninle açılır gökyüzünün siyah perdeleri
Vurulur sevincim, kalemim düşer elimden
Yarım kalır sevmelerimin kaderi…
-II-
İşte şimdi arzularken seni
Gecede dansettiğim güzelin bel omuru
Çekiyor usul usul beni kendine doğru
Sanki baharda dal boylu bir selvi
Tutunca gövdesinden, salım salım asılıyor beni
Ayağında blûcin, mavi blûzlu
Ölçüleri uysa da bedeninin
Doldurmuyor sevinci, yerini kederinin…
Hani o rüzgâr gibi saçlar
Dökülür dalga dalga omuzbaşlarından
Bademler çiçek açar,
Taç yapraklar sarılır tenime
Serin bir rüzgâr eser dağ yamaçlarından
Güneyin sıcaklığı düşerken yüreğime
Düşlerimle sevişirdi gözlerin…
Oysa şimdi toprak yeni yağmurlara gebe
Taşacak yüreğimden sevda seli
Hiçbir ırmak beni alıp götürmedi
Yalnızca sen sürükledin ay güzeli…
Şaban AKTAŞ
15.08. 1997 – PAMUKKALE
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.