3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
3263
Okunma

Bir uçurtman vardı ismi gökkuşağı
İpini salı verdi mi yükselirdi özgürce gökyüzüne
Umutlarımı süslerdim renklerinde alabildiğince
Dalardım onla birlikte seyrederdim âlemi mavisinde
Bir gün babam işe gitmişti annem mutfağa
Ben ise cam kenarında oturmuş
Dalmışım, yine çocuksu hayallerime
Birde dileklerim olurdu hayalleri Turuncu
Keşke diyerek dalardım hayallerime
Hafiften rüzgâr esse birde babam izin verse
Salı versem hasret dolu sılalara uçurtmamı
Kavuşsun bahar, özlemler tadında Yeşiline
Bir rüzgâr esiyor yine maviler içerisinde
Adeta esmiyor bizi çağırıyor değil mi gökkuşağı
Sanki rüzgâr sesleniyor; haydi koşun sizde gelin
O an bir sevinç başlar san ki her yer Çivit mavisi
Uçurtmamı elime aldığım gibi bahçe kapısındayım
Bir heyecan başlar, izini sen mi aldın gökkuşağı
Bir titreme gelir bedenime, arkadaş havamı soğuk
Korkularım var anlamsızca bedenim kül renginde Sarı
Neyse özgürüz ikimizde boş telaşlarımız gökkuşağı
Haydi, uç gönlünce gökyüzü seni bekler renk ahenk
Sanırsam diğer uçurtmalardan kıskandı havalanmadı
Ağladım masumca, sitem tadında gözlerim Kırmızı
Parçalamak istedim pişmanlıklar içerisinde
Ansızın yanağımda bir Sıçaklık baktım ki bir amca
Ağlayan gözlerle anlattım derdimi hafiften tebessüm etti
Haydi, gülümse Umutlarının içerisin de vardır mor rengi
Oysaki hiçbir şey anlamamıştım çocuksu aklımca
Amcanın ne demek istediğini şimdi gayet iyi anlıyorum
Bu dünyada her umudun bir rengi olduğunu
Her umudun aynı renkte olmayacağını öğrendim
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.