Yanıyorum baba... Yüreğim alevler içinde.... Aşık oldum baba... Oysaki benim tek aşkım sendin.... Sen rabbimden başka kimseden korkmayan, Beni sevip ,sarmalayan kahramanımdın.... Aşık olduğun adam kim diye sorduklarında , Göğüsümü gere gere babam diye cevap verirdim... Şimdi ise kalbim başkasına aşık olduğumu söylüyor baba...
Ama korkuyorum baba , O senin gibi koruyup sevecekmi beni... En zor anımda kucak açabilecekmi... Bana her dakika bıkmadan seni seviyorum diyebilecekmi... Gözlerinin baktığı gibi oda bakabilecekmi bana... Korkuyorum baba hemde çok korkuyorum...
Kalbim onun için atar gözlerim onun için bakar oldu... Ağzımdan çıkan her cümlede onun adı geçiyor... Yaklaştığını hissettiğim an kalbimin ritmi artıyor... Küçük kızının kalbi artık bir başkası için çarpıyor baba... Bu kalp ona atıyor ama o bunu bilmiyor baba bilmiyor ....
Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiirinizi okuduktan sonra merak edip diğer şiirlerinize de baktım. Anladığım kadarıyla hünüz bu yolun başındasınız ve çok da gençsiniz. Bu şiiriniz hakkında söyleyeceğim çok şey olacak; ancak bu sizi sakın kırmasın.
Girişi güzel yapmışsınız. Ondan sonra kendinizi bırakmışsınız. Şiir tasniftir; yani kelimelerin belli bir düzen ve ahenkle arka arkaya gelerek insanda hem bir musiki hissi hem de bir anlam sarhoşluğu yaratmasıdır. Okuduklarım bende çalakalem yazılıp buraya asılmış intibaı uyandırdı. Oysa üzerinde çalışılması, değişik kombinezonlar denenmesi lazım gelirdi yazdıklarınızda. Her şeyden önce şiirin zor bir uğraş olduğunu, amatörlüğe tahammül edemediğini bilmenizi istiyorum. Elbette bu yazdıkarınızı beğenenler, alkışlayanlar olacaktır. Mutlaka çevrenizdekilere de bunları gösteriyor, okuyor ve okutuyorsunuzdur. Tabii ki nasıl bir çevrede bulunduğunuzu ne tür yorumlar aldığınızı bilmiyorum; ancak size şimdiye kadar şiir hakkında ciddi anlamda bir şeyler söyleyen çıkmamış zannındayım. Sizin yapacağınız ilk iş çok şiir okumak ve oturup mısra çalışmak. Mesela on, on beş kelimelik mısra olmaz. Bu okuyanı yorar. Mısralarda çok sık bağlama edatları kullanıyorsunuz, bunlar mısranın ses ve anlam gücünü kırıyor.
Siz yazmayı seviyorsunuz, yani şiire büyük bir sevginiz ve merakınız var. Bunu anlıyorum; ancak şiir yazmak için bunlar yetmiyor. Biraz kitap karıştırmak, biraz şiir okumak lazım. Özellikle ölçülü şiir yazanları okumalısınız; çünkü ölçülü ve kafiyeli şiirler size dilin ses imkanlarını tanıma imkanı verecektir. Serbest yazarken yazdığınız mısranın hangisinin şiir, hangisinin nesir cümlesi olduğunu ancak bu şekilde fark edebileceksiniz. Müzikle ne kadar alakadarsınız bilemem; ama mutlaka 'kulak' diye bir tabir duymuşsunuzdur. Müzikte kulak neyse, şairlikte de mısranın sesini duyabilmek odur.
Yazarken bunu birilerine göstermek, okumak, hele hele buraya asmak için sakın acele etmeyin. Yazdıklarınızı bir müddet -mümkünse birkaç ay- demlenmek üzere bir yana atın. Sonra tekrar alıp bir yabancı gözüyle, kendi kendinizi eleştirerek okuyun. O zaman hatalarınızı daha net görme ve düzeltme imkanı bulacaksınız. Yeni yazdığınız her zaman size güzel görünür; çünkü hala yazdıklarınızın etkisindesinizdir. Bundan kurtulmak için aradan mutlaka zaman geçmesi gerekir.
Size tavsiyen yazmaktan asla vazgeçmemenizdir. Söylediklerim zamanla helledilebilecek hususlardır. Yeter ki siz azmedin ve çok çalışın...
Saygılar, sevgiler, selamlar...
cinar39 tarafından 12/18/2010 9:26:07 PM zamanında düzenlenmiştir.
... Şarini güçlü çağrıları ile başlıyor şiir. İçten ve samimi duyguların açılışı ile…
“Yanıyorum baba..”
İçini yakıp kavuran duygularıyla bizi hayrete düşüyor. Hayret! Şairinin içinde bulunduğu durumu eğmeden bükmeden bütün çıplağıyla dile getirmesi ile önce hayrete düşürüyor insan. Sonra hayret yerini şaşkınlığa bırakıyor. O şaşkınlık aşağıdaki diğer dizelerin takibiyle yerini hayranlığa dönüştürüyor.
Yanıyorum baba... Yüreğim alevler içinde.... Aşık oldum baba...
Ama bütün bu duyguları; kırmadan, dökmeden anlayış beklediğinin uysal baş eğişi ile sesleniyor babasına, yani ilk aşkına… Freud’un kuramı burada kendini gösteriyor. Kızlar sevdikleri erkeklerde babalarına benzer özellikleri arıyorlar. Bu tezini çocukluğa inerek örneklerle açıklıyor. Şiirin özüne inecek olursak; Babası ile sevdiği arasında bir mukayese durumu var. Burada Maslov’un İhtiyaçlar hiyerarşisi ile birlikte kadın psikolojisi devreye giriyor. Sevginin önceliğine güven ve korunmaya bırakıyor. Şiirdeki kurgusal bağlantı işte tamda burada kopmaya başlıyor.
Şiirin başına dönecek olursak: Şairin bizi hayrete düşüren “Yanıyorum baba..” dizesiyle başlamıştık. Yanma eylemi aşkın tükenmişlik, halden hale geçme anıdır ki; aşık’ın bu safhada gözü hiç bir şeyi görmemektedir. İçine düştüğü aşk ateşi onu dünyevi ve nesnel pek çok önceliği ötelemesine neden olmaktadır. Babasına seslendiği dizelerin de içinde ise; bulunduğu duygunun tam tersi. sevdiği adamdan koruma, güven ve barınma vs beklenti içindedir. Bu iki hal birbiriyle örtüşmemektedir. Burada ki anlatım yazarın çelişkisi olarak göze çapmaktadır. Başka bir anlatımla şair: sevgisini ama, eğer türü bir sevgiyle yaşamaktadır. Bana bakarsa, beni korursa bir karşılık beklentisi içindedir.
Bütünü açısından; imla kuralları açısından “mi” ekleri ayrı yazılmalı ve soru işareti kullanılsa doğru olacaktır. Ve diğer cümlelerinde imla kuralları kullanırsa gerek şiirin vurgusu için, gerekse okura nefeslenmek için bir paye bırakılsa iyi olacaktır.
Genel hatlarıyla derdini ifade edebilmiş bir çalışma, üzerinde durulursa daha iyi bir çalışma olabilir. Yapıtın konusu güzel ve oldukça işlenebilir bir derinliğe sahip.
Emeğinize sağlık. Yeni kelimelerde buluşmak dileğiyle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.