6
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2444
Okunma

Benim doğduğum şehir, şu kâinat kitâbı
Onda arayıp buldum, Hak’ka açılan bâbı
Bu kitâbı kirletmem ve yırtmam yaprağını
Çöpüm ve pisliğimle, kirletmem toprağını
Kâinat kitâbında, çok genç bir talebeyim
Meryem Ana gibi de düşünceye gebeyim
İnsan bir kelimedir; o manası da Allah
Kâinat ve mevcudât, akla sunulan elvâh
Müslümanlar bırakt kâfire levhâları
Bu akla geçirdiler, cehalet çûhâları
İlimden ayırdılar, Hızır’ın hikmetini
Şimdi âlem çekiyor, tefrîkin nikmetini
Suç kimin? Soruyorum, Gözüme bak müslüman!
Senin! Vallahi, senin! Ne olur bana inân!
Kâinat kitâbını, mektebini terkettin
Kılcal damarlarına, o kibrini zerkettin
Beyin bohçası boştur, diplomalı çingene!
Beynine de yapışmış, siyâset denen kene
Beyinleri emiyor, o şapkalı keneler
Bankanın kasasını, kırdı demir çeneler
Gözkapağını açsın, kalem manivalesi
Demir/ele düşmesin, evlâdın nevâlesi
Bahçelerde siyâset; hatta evde siyâset
Türkiye’de siyâset, beyni örten necâset
Oysa, aklın çarkına, sokulmuş bir çomaktır
Hatta onun gözüne, sokulmuş bir parmaktır
O çomağı çek çıkar; parmağı da kır kökten!
Namerdim ben inmezse, ilâhî sofra gökten
Mektep ve de kolejler, papağanlar çiftliği
Papağanlar hiç sevmez, bu dertli ibibiği
Soner Çağatay 26 Kasım 2010 / Wuppertal
Kelimeler:
Bâb: Kapı
Necâset: Pislik
Nevâle: Lokma, azık, nasip
Tefrîk: Ayırma
Nikmet: Ceza, felaket, afet, azap
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.