10
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1300
Okunma

Kalmamıştır dostlarım, aşkta birazcık vefâ
Âşık-ı nâdân bekler, cânândan zevk ü sefâ
Âşık usandırıyor, mâşukun da şehnâzı
Civân kendine sanar, güzeldeki tennâzı
Âşık-ı sâdık yoktur, hiç gönül gülzârında
Sâdıkları da medfûn, o meçhul mezârında
Gözyaşımla büyüttüm, aşkımın Lâlesini
Başına da tâç yaptım, mâhın nûr hâlesini
Dün gece açtı Lâlem, ellerin gülzârında
Baykuşların bûsesi, gamzeli izârında
Her gece giryânından, şu dîdârım demîde
Düşürenler utansın, böyle kalbi nevmîde
Ben kederle seviştim; o, şehvete râm olmuş
Anladım ki aşk bana, dünyada harâm olmuş
Soner‘in adı çoktan, dünyada Kerem olmuş
O zahm-ı sinesi de , onulmaz verem olmuş
Duydum ki eşk-i maşûk, bir misgâl dirhem olmuş
Bir dirhem eşk-i maşûk, sanmaki merhem olmuş
Dil-i metrûkta râhlar; cânânda inşirâhlar
Ondan bana mirâstır, hiss-i aşka ikrâhlar
Kalbimi möhürledim; vefâsızlara yasak!
Onu verip gittiler, kedere, gama tutsak
Aşka teşne âşıktım; cânâna cân verirdim
Bir tâne nigâha da, cânla cihân verirdim
Cânâna eylemedim, ne cefâ ne de bir geşm
Âb-ı hayâttır yâre, akıp duran eşk-i çeşm
Âşıkta hiss-i vefâ, aşkın mahfî mâyesi
Yâre vuslat umudu, yetim aşkın dâyesi
Soner Çağatay 31 Ekim 2010 / Wuppertal
Kelimeler:
şehnâz: çok nazlı (Türkçe’de ,, Şehnâz’’ bayan adı burdan gelmektedir)
civân:genç
tennâz: şuh, cilveli, nazlı
giryân: ağlamak
demîde: şişmiş
nevmîd: ümitsizlik
dil-i metrûk: terkedilmiş gönül
râh: endişe, kaygı, üzüntü
ikrâh: tiksinti
zahm-ı sine: sinenin yarası, kalbin yarası
misgâl : ağırlık birimi
teşne:susuz
eşk-i çeşm: gözyaşı
geşm: zulüm, sitem
mâye: asıl, esas, mal, servet, maya, madde. (Ben burada asıl ve maya manasını tercih ettim)
dâye: sütanne, dadı, bakıcı
Konu: Aşkta vefa
5.0
100% (7)