56
Yorum
23
Beğeni
0,0
Puan
2859
Okunma
Sen uyu nana
Tüm güzellikleri düşlerinde anlatacağım
Ve bütün hikaye topu topu sekiz buçuk sayfa
Sonrası sükût,
Sonrası fasarya.
I.
Ben kafese kapatılmış kuşlar kadar özgürüm,
Mavi zambakların açtığı ülkede
Biliyorsun sana hiç yalan söylemedim nana
İçimde ölüm var,
Sakın kıpırdama,
Hangi temyize başvurulur bu çekilenler için
Her şeyin yanlış olduğu dünyada
Elveda beyaz güllerim gidiyorum alevleri yakalamaya
…
Şimdi rüzgarın savurduğu küllerim fısıldıyor
Biraz sitem biraz sabırla
Uzun bir yolculuğa çıkıyor ayaklarım
Kan akarken kar/a
Belki de hayal kırıklıklarının şiiridir yazdıklarım
Öfkedir belki de sana
Farkındayım tüm güzellikleri atladım
Anlatamıyorum nana.
II.
Bir ölüm üçlemesi yaşadığım
Geçmişimde yıkıntılar bu günümde yalnızlıklar
Sonum sensin nana
…
Bir umut kaldı,
Güneş ne vakit doğarsa batıdan, toplayacaklar beni de
Dökülüşüme aldırmadan
Kırkikindi yağmurlarından ne kaldıysa geriye
Dört mevsim dört yol hep uzanıyor sana
Ne kadar kaçmak istesem o kadar yaklaşıyorum
O kadar uzaklaşıyorum yaklaşmak istedikçe
Ve her ileriye attığım adım, bir adım geriye
…
III.
Hurufi bir dil değil kullandığım
Yasak elma yemişsem de zamanında, artık suçsuz sayıyorum kendimi
Adem değilim elbet, adamım nihayetinde nana
…
Oysaki fevkalbeşerdi sana aşkım
Ne kadar açık olsam da o kadar kapatıyorum üstünü/üstümü
IV.
Bunca asır, kayıp zamanlarımın peşindeydim
Kayıplarını kapatmaya çalışan kumarbaz gibi
Nede olsa hep senin üstüne oynamıştım
Gençliğimin geçmeyen acılarıyla
Anlatmaya alfabeler yetersiz
---Ölü bir dilde kaldı aşk—
Nefessiz.
…
Bu son gecem sessizlikler içinde
Sıra dışı bir hayatın sıradanlığında/n zıtlıklarla geçen
Travmalar karartmayacak günlerimi
Arama, yok oldum ben
…
Ah nana!
Saat Onyirmibeş
Seni en çok özlediğim vakitler
Bitti…
Beni saatler bile terk ettiler
…
Sen uyu nana, sen uyu
Elbet bir bakacak bir gözetecek vardır
Kâbuslarla yaşasan da.
Hüseyin AKOVALI
Ölü bir dilde aşk—Lee siegel