5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1159
Okunma

süzülür eylülün sarı kanatları,
usul usul,
uçuşur gözlerin,
buğulu mavisinde gökyüzü
griyle şekillenir yine,
hüzünlü yalnızlıkların matemini tutan
sonbaharın bu demi
bölük bölük kuşların
ayrılık çığlığında,
bilinmez hangi uzak diyarlara taşınır,
kalbi saran üşümelerin nağmesi,
notalara dil rengini döken,
ağıttır
göç türküsü
susuz yazları geçtik,
bil ki
bu kuru toprak kazılacak,
parça parça eyle yüreğini
ağla,
bir tohum büyüyecek
mevsimin elleri ıslansın,
yavaşça dokunsun yaralarımıza,
daha ki ;
kış var,
o vakit bitmezse pansuman,
zemheride donarız
/
o an gelmeye görsün,
ay tutkusunun çekim günü,
gece deniz karanlık,
parçalı bulutlu yüzü
yakamozları boşuna beklemesin kimse,
gözü bağlı mehtaba yalnızca sesi değen,
bir martılar kalmış,
bir de beyaz mühür üstünde,
sevdalı dalgaların köpüğü
düne düşen günün işkencesi
şimdi ne kadar ıssız değil mi ?
son yapraklarını dökünce çıplak ağaçlar,
nasıl da birbirlerine sokuluyor,
cılız ışığıyla
titreyen yıldızlar
sükûnet suskunluğunda kandili diri,
bu siyah şalın yırtılacağını bilerek,
oysa,
ne gam diyor güneş
bir kez daha doğarız
aşk ile dolmalıysa gün,
ancak ;
maziden uzanan sancılı yollara,
bir de unutkanlara,
iyice bakmak gerek
eylül ve geceye yansıyan,
henüz içinden ruhu çıkmamış,
_yarına dair elbet_
halâ varsa umut
_bugün_
yepyeni bir başlangıç olacak
/...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.