1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1180
Okunma
Elimde eski zamanlardan kalma bir tahta çanta
Şerefsiz insanlardan seni almaya
Gönlündeki sızılara merhem olmaya
Alnındaki yazılara, gözündeki sorulara
Cevap bulmaya gelmiştim
Sormadığım soruların cevapsızı kaldı
Konuştum sadece gönül kevgirine
İncesi döküldü geriye sızı kaldı
Gittin ya bakmadan gönlümün yarasına
Ben diye bir gönül arsızı kaldı
Vurdum yollara kendimi, çıkmaz yollara
Konuştum, döküldü inci, uçtu pervane
Geriye kalemsiz yazı kaldı
Mevsimlerce ağ ören örümceğe sabır çok geldi
Baharlara doyamadan elinde yazı kaldı
Sen bilemezsin çıkmışım ben yola çoktan
Tan yerine sakladım verdiğin acılar
Hiç yoktan var edilenler gibi etten, çamurdan
İnsanlıktan kalan sancıların tahta çantada
Çantada keklik dediğin sevgiler
Fink atar meydanlarda artık aldırmıyorum.
Son zamanlarda seni düşünmüyorum
Şaşırmıyorum artık ruhsuzluğuma
Susuzluğuma bir kadeh aşk vermedin ya
Acıdım ruhsuzluğuna
Kavgalardan kalan bir avuç kan
Bir damla gözyaşı
Bir tarafta sen ve dimağımdaki hatıran
Beslemezsen yaşar, sularsan ölür
Bir ömür sensizlik diye yaramı kaşıyamam
Çıkmam yoluna artık
Artık zamanlardaki aşkları sönmüş yıldız yapıyorum
Artık, eski zamanlardaki aşkları sönmüş yıldız yapıyorum
Zaten yolunda değilim, peşinden gelmiyorum
Seni düşündüm demin
Ne içimi kemiren kurtlar dörtnala kalktı
Ne de sensiz zamanlara ağladım
Ürpermedim, kanamadım ve anladım
Artık, seni sevmiyorum
5.0
100% (1)