9
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1727
Okunma

Hatırladım şimdi
Ben sana hüznün cenneti demiştim
Düşürüp yüzünü sözüne
Dedin, düşmesin adım eline…
Canım
Feda olsun sana
Ben aklımda tutarım!
Gözlerim yazar, gök ne güne taşır yıldızlarını,
Değil, yakınında olsan Ay
Göz göz çukurlarında okursun adını…
Bir zamanlar
Ne zamanlar…
Harfleri dizen zamanlar
Sözleri gülen zamanlar
Masala dönen zamanlar…
Hani bir kuş konardı dalına
Gölgesinde büyürken bir çiçek, sessiz
Altın sarısı başakları tarayan rüzgârla
Uzanınca ellerim göğsüne
Mavi suların gülen yüzlü balığı olmuştu yüzüm
Ve demiştin ki:
Dünya’nın merkezine seyahat olsa
Ya da elli bin fersah göğüne
Ya da yıldızları çiçek gibi saksıya diksek…
Bilirim, kedileri seversin
Yumuşak tüylerinden mi?
Bense ağızlarını ve bıyıklarını sana benzetirim…
Dedin ki
Vapurun sol yanına iskele yanaşırken:
-Saçlarını toplama cümlelerin şımarsın!
Yoksa yükselmez dalgalar
Kaf Dağı’nı aşamazsın…
Bildin Canım…
Karakalem olmaz el yazmaları
Mürekkebe su damlatılmaz
Yüzüme uyan bir maske bulsam;
Katlan bana demezdim
Ne çare…
Altı, üstü bir Dünya
Dört uca kâğıt mendil
Katlanır
Saklanır
Ancak yıkanmaz ki…
Ey sevgili
Ne desem?
Adını yazmadan
Şu defter
Şu kalem;
Sevgiyle yanaklarından öpemediğim
Birer çocuk…
ezgi ç.
06.07.2010
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.