12
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1649
Okunma

-Bu bir kurgu değildir
Son sahnesinde
Hayatı anlatan bir komedya….-
-Bir oyuna tutuşmuştuk seninle
Sen bana şah diyordun
Ben mat oluyordum
Ölesiye…-
Gün;
Sıradanlığa doğmuş gibi yine güneşli
Sen diye bir kavram yoktu
Her şey sıradan…
Gün
Sözcükler
Yüreğim…
Ele avuca sığmaz bir yürekle şehrime taşıyordum
Bir merhaba düşüyordu peşime
Ilık bir rüzgâr gibi
Yakalanıyordum isteyerek.
Bir cemre düşüyordu yüreğime
Yanıyordum.
Ve
oyun başlıyordu
‘’Perde…’’
Sen;
Perdeleri aralanmış sahnede idin;
Adın ‘’ Aşk ’’tı
Ben avuç içlerimi parçalarcasına alkışlamaktaydım
Sahne
Işıklar
Gülüşlerin
ve
Gözlerinle
Dekor tamamdı
-inandım-
Miladımız olmuştu
Mevsim yaz
Aylardan haziran..
Repliklerin vardı
Rolünü önceden ezberlemiştin.
Ben;
Senaryoya yeni eklenmiştim,
Başrolde olduğuma inandırılmış ve katıksız yürekçe oynamaktaydım
Replikler
Gözlerim
Sözlerim
İçtendim…
Ve sözde bir ‘’ şair ’’idim
Şiirler kuşandım oracıkta;
Gözlerine,
Sözlerine
Kentine…
Ve sen alkışları çoğaltmıştın
Başımı döndürüyordun
Oyunun adı ;
Bende ‘’ Aşk ’’
Sende ‘’ İhanet ’’miş meğerse…
Öylece oynayacaktık.
Oynadığın oyuna iyice kanmıştım
Ardın sıra şehirleri dolaşıyordum
Bir bir yağmurlar düşüyordu yüzüme
Islanmıyordum…
Sen alkışların arayışları içinde yeni oyun cular aramaktaydın
Tövbesi olmayan bir günah sarmıştı benliğini…
Sonra;
Perdeler yeniden açıldığında
Rolünün değiştiğini izliyordum
Ve ben oyunda perde arakasındaydım
Sadece boş kaldığında bana koşuyordun
Direndim düzelirsin diye
Ama sen başını döndüren alkışların ardı sıra gitmekteydin
Bitmekteydin…
İşte ben her haziran sonu
Güneşe çıplak elle dokunurum
Bana geldiğin günün anısına
Yanmayı unutmamak adına
İşte yine aylardan haziran
Suları kurumuş ırmaklar gibi kıvrılmaktayım
Seni tezgâhında işleyip
Piyasaya süren bir usta var elbet
Beni tezgâhında işleyip
Piyasaya sürdüğün gibi
Haydi, geç karşıma ucuz bir kahkaha patlat
Ve eserinle öğün…
Sürgün…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.