2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2911
Okunma
Cumartesi güneşi, kurtuluş parkında,
O kıvırcık saçların, inatçı gözlerin,
Utancımı yine yenemedi.
Pazarı yatakta bekledim çocuk heyecanla
Çocuk içimize saklanmadan önce yani.
Yüreğinin verdiği buluşma yerinde,
Yine kurtuluş parkında
Sen aynı yerinde, ben çoktan ordaydım kendi yerimde.
Gözlerinle beni sana çektiğin yoldan sana dogru geldim
Elimde bir yırtık kağıt üzerinde numaran,
Kırmızı yanaklarım, senin sevimli gülücüğün,
Sözler yok, en ufak bir ses bile
Kelimelere gerek duymadıığımız
Yada telafuz edemediğimiz bir zamandan yani.
Çimler üstünde sen bir çiçek
Ben bir saksı kadar sap
İskambil kağıtlarıyla sen birseyler anlatamaya çalısırdın
Ben anlamamakta ısrarcıydım
Utangaçlığı ilk tecrübe edinisimiz
Bekçinin bizi kovduğu gün
Ruhumuzu ilk tanıdığımız bir zamanlar yani
İsimsiz mektuplarına mühürlü kokularını bırakırdın.
sessiz telfonlarında titrek nefesin
Adın gibi biliyordun, adını bildiğimi
Seni yaşadığımı biliyordun
Yani tüm bunların üzerinden,
Yalan yılları oynamadan önce
Ankaraya ismini vermeden önce ...
5.0
100% (2)