8
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1715
Okunma

Kaç zamandır susuyorken rüzgâr
Harmanladığım hayallere
Sisler esir almış kalbimde ki duvarları
Sürükleniyorken yaşam
Yelkovanın döndüğü tarafa
Yeni yetme düşlerin
Pençesinde direnmeli haykırışlara
Algılar
Düşen alın terlerinin
Okunmamış ayaz fısıltılarını rüyalarda uyutuyorken
Mor kefenler
Ezbere acılarla sınıyorlar kaybedişleri
Tut renklerimi bahar gölgemin hizasına
Yerler is kokan maskelerin nakaratında siyahlar diziyorken
Sormalı
Her şafağın doğuşunda taze ekmek kokusu gibi
Vurur mu yüzüme ovaların ılıman sesi
Mırıltıyla mavi yeşil
Duyuluyorken ayak sesleriyle geçmişten bir ses
Bir telaşla
Seni giyiniyor sözlerimin ilk açılan kapıları yine
Filizlenir umut,
Yorgun sığınak yarınlarım taşarken
Nefesim mevsim olur
Sonra
Dökülür yalın bir cephe gibi yaprakların yüzüne ismin
Süzülür benliğime toprak kokulu papatyalar
Siyah ve beyazın dar vakitlerinde
Kavuşur anlamına dünler, yarınlar
Bekle, düşler rüzgârla kavuşur birazdan
Bende çocuk olayım gökyüzü uçurtmamı okurken
Kördüğüm uzak iplere bıraktım içimde ki beni, sen diye
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.