15
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1487
Okunma

"şimdi anlatayım sana geçmişimi
önümü göremezken daha ,
nasıl ardından geldiğimi.."
bir isminiz olmalıydı dudaklarımdan akan
ne zaman dinlesem gözlerinizi,bir rengi olmalıydı
bir ela ya da gölgeli bir gri
gözlerinizden bir şehir akmalıydı
tüm büyük binalardan boncuk boncuk şekerler akmalıydı üzerinize
tüm sözcüklerinizin tatlı bir sedası bulunmalıydı
ceketinize bulaşmışken asılı yağmurlar,
yıldızlar ıslatmalıydı buğday rengi saçlarınızı
biraz kızgın durmalıydı çehreniz
biraz yüzünüzün parçaları gelmeliydi elmacık kemiklerime
bi kaç mevsim ağlamalıydık,
lila rengi bir şemsiye altında
sonra gecelere kadar oturmalıydık, fransız sakilerin olduğu sokakta
mahur bir bestede güfte olmalıydınız siz
biraz düşten konuşmalıydık,biraz hayale dalmalıydık
ve başlamalıydı iki yabancı dilde ,aynı sıradan akan şarkılar
sonra yıkasaydı bizi asılı yağmurlar
benim aklım sizde kalmışken
sizin aklınız unutsaydı yağmur kırıklarını
bi kaç mevsim usulca yağsaydık bir birimize
elliniz dudaklarımda kalsaydı,
fransız bir şarabı içercesine..
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.