Ardınca... Burkulmuştu yüreğim Kara’ca bir hüzün Nem varsa yaşamak adına Yitivermiştim gibi...
Kocamış çınardım, Ağır ve hantal Her rüzgarda devrişen Solgun yapraktım...
Ve... anladım ki Keskin bıçak yalnızlıktı Saplanan yüreğime Ardınca kimsesizdim İstanbul şehri...
Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ve... anladım ki Keskin bıçak yalnızlıktı Saplanan yüreğime
VE ilkez saplanıyorsa yüreğe çok acıtıyor hemde çok oysa yalnızlık defalarca saplanmıştı yüregimize ama !!! hiçbir acı kara'ca kadar acıtmamıştı yüreği..........
Ve... anladım ki Keskin bıçak yalnızlıktı Saplanan yüreğime Ardınca kimsesizdim İstanbul şehri...
İnsan nasıl da kendinden kaçak olur yalnızlıklarda, şehir, mekan fark etmiyor aslında. Ne bir dost ne bir nefes akıp giden kalabalıkta... Kutlarım kalemi, selam ve saygıyla.
Ve... anladım ki Keskin bıçak yalnızlıktı Saplanan yüreğime Ardınca kimsesizdim İstanbul şehri...
kalabalıklar içinde yalnızlık bir köşede bir iç çekişle beliren savrulmuşluk duygusu rüzgarda yalpalayan bir yaprak sele kapılmış bir dal gizlenmek kaybolmak isteği yalnızlık duygusuna yoldaş değil mi
Ve... anladım ki Keskin bıçak yalnızlıktı Saplanan yüreğime Ardınca kimsesizdim İstanbul şehri...
hep sevdanın böğrüne..keskin bir bıçak gibi saplanır yalnızlık..kanatır sessizce kalabalık şehrin ıssız sokaklarında acıyan yüreklerimizi..çok güzeldi..tebrikler saygılar selamlar..
gidilince dönülmeyen uhrevana benzer bu şehir; Gah akşamdır kederler gah serin ve mavi bir sabah: .. .... gülümserken ağzına benzer..
İstanbul !.. Allah'ından bul.
Yani;yani; bir şehir nasıl böyle baki bir canan olur anlayamaz insan ömründe bir kere istanbul olup geçmediyse dünyadan küllerinden dirilen bir anka kuşudur istanbul dediğin sevimsiz ve siyah.
Yalnızlık denen kara ve ağır girdap külçe misali çökünce usuna ve soluna insanın; Bazen ardına saklandığımız bir şehirdir Bazen zaman Dünya hatta bazen...
...ve ne çok suçlarız suçsuzları... Tek kıyamadığımız tek dokunamadığımız ve tek suçlayamadığımız ise; SEVGİLİ' DİR!
Ki tek suçludur o, yokluğuyla deprem yaratıp yalnızlığa iten...
koca bir çınarı önemsenmeyen gövdesinde gezinen ufazık böcekler kemirir onu kolay kolay kimseler deviremez sadece minick bir böcek o da içten içten kemirirde farkına bile varılmaz ............. çok şıktı yüreğinize sağlık dost kalem .................
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.