Çilekeş
çiçeklerin kaderi dağlarda yalnız açmak,
Yaylaların, ovaların konuşamayan dilleri olmak,
Rengini, cinsini korkusuzca
dünyaya haykırmak,
Yüce yaratıcının izinden bir an bile uzaklaşmamak,
Duâlarla; hu hu hu diye zikretmek ve kaybolmak.
Meşeler palamutlarını karanlık sokaklara sunar,
Beyinsizler filizlerine kibrit suyuyla sinsice konar.
Söğütler, kavaklar paslanmaz zincirin halkası olur,
Kanallardan vadilere boynu bükük kıvrılarak solur.
Bağlar, bahçeler, tarlalar sınırını
çiçeklerle çizer,
İnsanın ruhunu okşar, sonsuzluk vadisinde gezer,
Nehirler, ırmaklar yataklarında kıvrıldıkça kıvrılır,
Araf sokağında hak, batıldan gün ışığı gibi sıyrılır,
Kurumuş
gönülleri sulayıp hakka doğru akar gider,
Yüce yaratıcının merhametine kucak açar da gider.
05.06.2008
Sazlıdere/Akdağmadeni