2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1184
Okunma

bir istanbul sokağında karardı akşamlar söndü ışıklar yine sensiz
ay kayıp güneş çoktan batmış bir sokak lambası yanıyor köşede
kaldırım taşlarında uyuyan masum bir kedi belki aç belki tok bilinmez
kapılar örtülüyor pencereler kapanıyo evlerde çatal kaşık sesleri
açılan bir pencere bakkaldan iki ekmek isteyen oğluna seslenen anne
işinden dönen konfeksiyon işcisi gencecik bir kız hayatın yükü omuzlarında
umutlarını hayallerini adımlıyor eski kaldırım taşlarında ağır ağır
karşıdan uzun farlarnı yakmış eski bir araba geçiyor gürültülü motor sesiyle
karanlık caddeyi komple aydınlatarak sanki resmini çekiyor flaşlı
gündüzü yaşatıyor yapmacık saçtığı ışıkla gerçek hayatlara doğru
uyandırıyor siyah beyaz desenli masum kediyi uykusundan tedirgin
gözlerinde farların ışıltısı daha güvenli yere geçiyor içgüdüsel
korkularımız hep aynı hayvan insan farketmez herzaman hayatta kalmalı
karşından gelen yaşlı bir teyze yorgun bitkin bedeniyle morali sanki bozuk
hasta oğlunu getiriyor hastaneden tüm sevgi şefkatiyle ama reçetesi kabarık
maaşını almış emekli bir amca görünüyor uzakten elleri dolu şimdilik mutlu
derken ezan sesi hoca akşam namazına çağırıyor cemaati camiler hep dolu
insanlar bilmedikleri ezbere arapça sözlerle sözde ibadete koşuyor korkulu
hayat akıp gidiyor tüm hızıyla acılar sevinçler üzüntüler hepsi bizim için
doğru yalanla iyi kötüyle sevinç acıyla barış savaşla mücadelede bilinmez niçin
insanlar yaşamaya çalışıyor bütün engellere zorluklara inat azimle
yeni bir güne hazırlanıyor yaşlı dünya sanki hiç bitmeyecek gibi vaktiyle
hasretler özlemler heyecanlar hayalkırıklıkları onurlu mücadele bir yanda
ölümler doğumlar kurumuş bir yaprak filizlenen bir fidan işte yaşam döngüsü
ne zaman mutlu kansız bir dünya olur tahmin etmek zor sanki ömür törpüsü
bu hırs bu açgözlülük bu kin bu nefret basiretsiz politikacılar varken zor
sessiz kalma hergün eğlenmeyi bırak birşeyler yap birazda kafanı buna yor
insanoğlu bu dikkat etmeli eğitim şart kalleş ve acımasız bir o kadar nankör
kıyamet ne zaman kopar yaratıcı ne iş yapar bilemem sahipsiz bu gezegen
kadere mi inanmalı beş vakit namaz mı kılmalı yaradana mı sığınmalı
darwine mi küsmeli john lennon a mı kulak vermeli bilimemi ihanet etmeli
işte bu dünyada çaresizlik sarıp sarmalamışken beni hep aklımda sen
hayat akıp gidiyor gençler yaşlanıyor yaşlılar ölüyor zaman çok hızlı akarken
dünya döndükçe dönüyor içinde sen ve ben işte bu bizim hikayemiz çok gizli
bir tek sen değişmiyorsun içimde yerin hep aynı demir attın gönlüme sanki
ne yapsam ne etsem hiçbirşey çare değil şarkılar dost tesellim yok bilki
seni nedensiz kaybettiğime mi yanmalı yaşayamadığıma mı kime sormalı bilmem ki
ferhat gibi dağlarımı delmeli mecnun gibi çöllerimi aşmalı efsane mi olmalı
yalan bir sevgiye mi inanmalı sözde bir aşka mı kapılmalı ne zaman gülmeli
artık herşey için çok geç dönüş yok inandı yürek kapıldı bu aşka öğrenmeli
yazılmaz denen suya bembeyaz bulutlara yazdı seni ateşler içinde yürüdü
herşey çıkar silinir yaralar kapanır peki kalbe yazılan kazınan sevgi
var mı bunun çaresi unutmak kolay mı kaybetmekten bu kadar korkarken
sevene yapılır mı bu kanı canı yapmışken ilmek ilmek örmüşken haykırmışken duy ki
boyun mu eğmeli yolcu yolunda gerek mi demeli elveda mi etmeli veda busesiyle
şiir mi olmalı trajediye mi dönüşmeli imkansız bir aşk bestesi mi karalamalı
sözlerden mi dönmeli sanaldı mı demeli soyut bir resim mi çizmeli
aşka mı inanmamalı sevgisiz mi yaşamalı iyiye güzele sırtını mı dönmeli
sensizde yaşatmalı mı ölümsüz sevmeli mi isyan mı etmeli oturup ağlamalı mı
hala seviyor ve ben hala yaşatıyorum özlüyorum seni bir gün geleceksin biliyorum
bu yalan acımaz dünyada zorlukları seninle gögüslemeli haksızlıklara dur diyebilmeli
hayatı daha çok sevmeli unutmamalı hatırlanmalı okumalı yalansız sevmeli üzmemeli
yaşadıkça yaşatmalı büyümetli seni ışık saçmalı aydınlatmalı yeryüzünü sevgiyle
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.