3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1495
Okunma
“Büyük özlemdi;
ölüme aşk
ölüm aşkı
aşk-ı ölüm
aşk
ve
ölüm
yaşarken.”
(Her bir zerrenin nihai adları kifayetsiz kalacak sözlüğünde kit-ab’ın.
Sonsuz bir akışın neresinden uzansa bakışın rotasını çizecek ki ah şer değil, yerin yüzündeki
gözyaşları pınarların; mahşerim…)
(Aksansız ve kadim sözcükler mi söylemeliyim?
Nasıl ki çınılı çanlar takınmış pencerelerde
akşamlara sabahların yatıştırıldığı
bir yüz görümlüğü hayatı
sürelerken hey hat!
Mürekkebinin saydam izlerinden
doluyorum da
tarlaların hasatsız
mevsimiyken
duada
avuçlarıma duran hep çocuk denli
bu yıkım çağı
umudun kabz edildiği
can ağı...
Yollar uzadıkça serin.
Kalp
akışı
çanağımda bir yudum
göz denizi)
(Düşten üryan
sabah hiç olmayacak,
sabah hiç olmayacak...)
5.0
100% (3)