5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
805
Okunma
Bir tren garının bekleme salonunda
Çift kişilik uzanmış insanlar, tek kişilik koltuklara.
Bir tren garının bekleme salonunda,
Hiçbir şey beklemeyen insanlar.
Çok uzun zamandan da önceydi:
’Biz hep burda mıydık?’
Raylara sıkı sıkıya bağlı geçmişleri:
’Ölüm mü; o da neymiş?’
Bir tren garının bekleme salonunda
Kesik soluklar ısıtır bedenleri.
Bu suskunluk, sesleri sağır edecek gibi
Tek duyulansa, raylara bağlanan bir geçmişin sessizliği.
Birinci peron ve birinci yoldan ibaret bir tren garında
Kara trenin adına yakışır dumanı,
Bir bulutun tesellisidir gözlerde.
Bir tren garının bekleme salonunda
Zamana kazıyarak öğrendiler beklememeyi,
Kara dumanı ve gelmeyen o treni.
Artık saymıyorsun yaşını
Ve sormuyorsun sorularını.
Öğrenmiş gibisin sen de, artık beklememeyi
Bir tren garının bekleme salonunda,
Geçmişine kazıyarak kimsesizliği.
Artık ölmek bile cazip gelmiyor sana, öyle değil mi?
Aynalarında kırıldı.
Fark etti yansımaların aslında sen diye birşey olmadığını.
Bir tren garının bekleme salonunda,
Öylece oturmuş,
İzliyorsun raylara bağlı geçmişinin can çekişmesini.
Boş bakışların, dolduramazken kendini bile
Her cuma
Ardından biri yaklaşır sessizce,
Bir çiçek bırakır yanına
Ve bir de dua suskunluğuna
Çoğu zaman duymazsın bile.
Bir tren garının bekleme salonunda
Bekliyorsun sadece.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.