4
Yorum
0
Beğeni
4,5
Puan
1017
Okunma

SOHBET
10 Ocak 2010 Duisburg
Gel sohbet edelim seninle dostum
Belli ki dolmuşsun şimdi taşarsın
Böyle dağlar gibi engel var iken
Onu ancak rüyalarda aşarsın
Gönüllere kazdırmıştın resmini
Her yerlere yazdırmıştın ismini
Herkes unutmuşken senin cismini
Sen değersiz kişileri anarsın
Anlam çıkarma be her esen yelden
Millet oynuyorken her sazdan telden
Sana ne depremden sana ne selden
Dert üstüne bir dert daha açarsın
Yel dağıttı harmanını darını
Duymaz kimse figanını zarını
Sen yarattın kendi canavarını
Niye köpürürsün niye azarsın
Kaptılar bak elini ve kolunu
Getirdiler nerde ise sonunu
Harcamış gibisin bütün ununu
Eleğini düz duvara asarsın
Çırpınırsın bir şey vereyim diye
Her sözün bir altın elbet bilene
Dolu imiş bade imiş kime ne
Zemzem olsan bile boşa akarsın
Ezilir elbette altta kalanlar
Kaderimiz buymuş diye kananlar
Merdiveni göremeyip insanlar
Çıkmıyorsa sen ne diye çıkarsın
Herkesi sen kendin gibi bilirsen
Değmezlere bile değer verirsen
Bilinmeyen yola gidip yürürsen
Daha nice belalara çatarsın
Yok ki güzelliğe bir tek çabası
Bütün özelliği insan kabası
Tatsız olmuş ise elin çorbası
Sana ne tutup ta tuzun katarsın
Sen de vurdum duymaz olmak istersen
Herkes gibi rahat olmak dilersen
Mecbur kalıp yanlarına düşersen
Otur içlerinde niye kaçarsın
Onlar otururken sen hep koşarsan
Sonra onu nimetlerden sayarsan
Değerin düşürüp ona uyarsan
Zirvedeyken aşağıya kayarsın
Bilgi olup tabiata akarken
Sen de kendince bir değer katarken
Aslanlar yurdunda volta atarken
Bir cahilin çalımından korkarsın
Ne yazar ki gök yarılıp delinse
Adın var sanın var keşke bilinse
Bir zavallı gelince şu meclise
Saygı olsun diye niye kalkarsın
Dinleyip anlasalar senin sözünü
Göstermek istersin gerçek çözümü
Onlar görmez iken kendi özünü
Sen tutup onlara ayna satarsın
Anlamaz ki seni sesin duyunca
Mutlu olur işkembesi dolunca
Boş kafa gezdirmiş ömrü boyunca
Sen de onu nimetten mi sayarsın
Keşke boş verseydin cahili çoktan
Hiç bir şey var olmaz elbette yoktan
Farkı yok ki onun kuru bir ottan
Adam “a”yı bilmez sen “b” sorarsın
Koca bir dünyayı kendin daralttın
Parlayan güneşi tutup sararttın
Kristal bir camken geçmiş hayatın
Düşürdün elinden ne de sakarsın
Ne anlatsan seni anlamıyorsa
Zekadan yoksunsa kavramıyorsa
Ayarı da kilosu da sıfırsa
Neden zahmet edip onu tartarsın
İnsanlar uzaydan bir yer kaparken
Allah gibi insan beyni yaparken
Cahil de paraya, mala taparken
Sen ne diye başka şeye taparsın
Boş ver riyakarı hem de kalleşi
Kim sıvamış balçık ile güneşi
Herkes maşa ile tutar ateşi
Çıplak elle sen kendini yakarsın
Cahiller hem yüzsüz hemi de yaman
Ateşi tez geçer ot ile saman
Bırak tilki devran sürsün bir zaman
Sen zaten aslanla volta atarsın
Kendisini Kaf dağında görse de
İstenmeyen yere çıkıp gelse de
Tepeleri ben yarattım dese de
Bir çukurda gübre ile kararsın
Düşünme sen başkasının derdini
Bırak bilsin cahil artık haddini
Hızır bile naza çeker kendini
Sen tutup değmeze iyilik yaparsın
Hatır gönül kalmamış hiç kimsede
Dostluklar boşanmış bir tek celsede
Herkes ayranına güzel dese de
Ekşimiş ayranı neden yutarsın
Kaşık çalma namertlerin aşına
Fırsatın bulunca kakar başına
Hüseyin der elbet mezar taşına
Günü gelir içindekin yazarsın
5.0
50% (1)
4.0
50% (1)