1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
3197
Okunma
Gitti, geldi zaman
Bir an
Yılların öncesine.
Deniz, maviler dökünürken
Hilal giyindi gece...
Sarınarak şafağın tüllerine
Dillerinde
Ayrılık türküleriyle,
İsyanlarırıı sessizce,
Gömerek yüreklerine,
Yürüdüler denizin ötesine;
Adı, Mübadele...
Gelen Türk, giden Rum.
İnsan dediğin
Rüzgarla savrulan
Bir avuç kum..
Ege’yse arada,
Bir uçurum...
Anılar,
Bakar durur
Hala karşı yakaya.
İki nefes cigara içiminde adalar.
Zeytin dalları,
Ege’nin iki yakasından
Hala karşılıklı
El sallar..
Mülteci akşamlar çöker,
Her gece,
Ege’nin sularına.
Güneş, kimine göre
Sürgünde doğar;
Kimine göre
Batar sürgünde.
Aradan yıllar da geçse,
Ne giden soyunabildi
Mübadil umutlarından;
Ne gelen vazgeçebildi
Özlem şarkılarından..
Seksen üç yıl sonra bile,
Adalı derler Ayvalık’ta
Midilli’den gelenlere.
Nice ömürler,
zamanda tükense de
Ege,
Bıraktıkları yerde..
15/082006
H Hikmet Esen
Bu şiirin hikayesi:
Yıl 1923. Lozan Antlaşması’nın ardından Türkiye’de ve Yunanistan’da doğup büyümüş milyonlarca insan, hükümetler arası anlaşmalar gereği ’zorunlu’ göçe tabi tutularak yurt bildikleri topraklara veda ediyorlar. Ayvalık ve yöresine Midilli ve Girit’ten gelen Türkler yerleşirken, Ayvalık’tan giden Rumların çoğunluğu Midilli’de iskan ediliyorlar ..