37
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1784
Okunma

Eski bir sandıkta unutulmuş bir örtü gibiydiler,
Yıkamadan, aklamadan serdik örttük yüreklerimize
sandık lekeliydiler
Biz avuçlarımızın kirinden hep korktuk görünmesin diye sakladık.
İşte bu yüzden sımsıkı kapalı bir yumrukta avuçlarımız
Bu yüzden bazen sevgilinin elinden tutamayışımız
Nefesleri yetmeyen buz tutmuş ruhlara masallar anlattırdık.
Bir ihtimaldi işte bir varmış bir yokmuş diye uykularda dinledik
Belki de kısmet diye hikayeleri vardı imkansız beşiğinde sallanırken
Saklıydı ceplerinde gidişleri saklıydı vedaları yüreğinde kayıptılar
Uyutmaya çalıştık bir hiçliğin olmazında katık ederken aşklarını.
Bildiğimiz tek duygu bir aşk masalını özlemekti oysa
Eski bir sandıkta unutulmuş bir örtü gibiydiler,
Yıkamadan, aklamadan serdik örttük yüreklerimize
Gördük sandık lekelerini kokladık nemli rutubet kokularını sonradan
Hiç kimsenin görmediği en derin acılarımız gösterdik.
Lal sızlatan yaralarımıza bir merhem sanıp kanattılar daha çok.
Yalnızlığımızda büyüttük işte plastik dokulu vitrin mankenlerini
Adam kılığında insan tadında değerleri var sandık biz gibi
Ne solukları vardı ne bir sıcaklık sadece bir gölge gibiydiler.
Anlamlar yükledik yatak odalarında ki körebelerden kaçanlara
Müebbetlerini görmezlikten gelip gülümsedik bir iblise bazen
Herkesdiler başka tenlerden başka nefeslerden saklanıp gelirken
Karıştı nefeslerimiz kim kimin aldığı nefes bilemedik.
Ve sığamadık üç kişi bir yüreğe hiç gelmeyen vuslatlarda
Kaç kişilikti ruhları bir tende bedende?
Kaç kişiyle yaşanmalıydı bu aşk kaç?
Aynı denizlerin yakamozlarında seviştik delicesine
Yabancı tenlerde öldük birbirimize hiç nedensiz öldürüldük.
Biz bir tas çorbamız var ama benim diye içip ısınmaya çalışırken
Onlar basit bir menüde ara sıcakların yerine koydu yüreklerimizi
Her kelimelerine nokta koymaya çalışıyorlardı başka hikayelerde
Cümle bitmemişti ki oysa biz her kelimede virgüllerle uzattık.
Aslında tek okumak istemediğimiz kitaplardandı onlar
En yasaklı yayınlar en illegal cildine kandık açıp baktık
Ucuz bir romanı bitirmeye çalıştık içine bakmadan
Hep bulduğumuzu sandığımız zamanlarda kaybettik zaten yoktular
Gizli tenlerin kokusunu gizli bir elin boğazımızı sıktığını bilemeden
Başka öpüşlerin izlerini taşıyan dudaklara serdik acemi yüreklerimizi
Notasız bir türkü eksik kelimeli bir şiir gibiydiler.
Başka asırlardan gelen bir hüzüne ilk defa düşler kurmayı öğrettik.
Bütün günahları alıp omuzlarımıza koca bir sevdayı biz yazdık
Kırdık kanatlarını içimizde ki meleklerin ağlattık değmezlere
Çocuksu hasretlerde yıldızlara koyduk ulaşılmaz sevdik sadece deyip
Bir ölüm ikiziydiler bilemedik sardıkça titredik ayazlarında sararken
Onlar bizle oynadılar bir oyuncak gibi biz acılarımızla
Geriye bir avuç ihanet ölümsüz bir aşka yapılan bir mezar taşı kaldı.
Sadaka sevgilerinde hiç gelmeyen baharların dilencisi yaptılar.
Sandık lekeleri siyahtı değişmeyen başka sandıkların boyadığı
Çiçeklerimizi hiç koklayamadılar elleri kirliydi tutamadılar
Bizim kapadığımız kapalı sandıkta ki değerlerimizi
Akları gülleri alları morları gökkuşaklarını göremediler
Şimdi ya da hiç bir zaman bilemediler.
Çünkü yüreklerimizi aşkımızı göremediler.
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.