7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2340
Okunma
Gençliğim,
Vakitsiz açan bir gonca yürek
bakar sevdaya gülerek
taze filiz vermiş aşka
koşar inadına inadına.
Mazim,
Kokusu sarmış leylakların
çocuk gülüşlerinde dar sokakları
nasılda güzel Arnavut kaldırımları
bahçelerde nar ağaçları
iplerde komşuların çamaşırları
sanki kar beyazı
sevda kokuyorlar bazı bazı
camları dantel oyası
kireç kokan duvarların boyası
saçaklarında serçeler
ince bir telaş içindeler
saksıları kıracak gibi sanki çiçekler
Ya içimizdeki sevgiler
Ah deli gençliğim ah
Uyanışım,
Kederi sarınca gençliği
hayat denen şu gerçeği
yaşayınca anlıyorsun çileyi
gurbetin hasreti
gençliğin gidişi
suratında yokluğun sillesi
bir de ekmeğin derdi
unutursun toz pembe düşleri
yüreğinde yaralı bir mazi
herkesin var bir hikayesi
baş rolünde kendisi
Hey gidi günler hey
Aldanışım,
Başımda bir deli fırtına
kış ortasında vuslat niye
kim demiş bahar diye
sevda senin neyine
mevsim hazan
mazi denen hatıra
şimdi kalbimde hicran
Uslanışım,
Hani inanmazdın
kanmazdın aşk masalına
hani düşmezdin aşk tuzağına
inan hepsi yalan
yansın şimdi yüreğim
sandalı çeken tek küreğim
çaresini ararken dertli gönlüme
aşkın kırık sazı şimdi ellerimde
Böyle gelmiş böyle gider,
zannettin hayat tatlı bir rüya,
bakınca dönüp aynaya
işte gerçekler……
AysunSay 12.09.2006
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.