4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2320
Okunma

Kimbilir yol alıp, ta nerelerden,
Geçerek ışıksız pencerelerden
Kendine aydınlık bir dünya kurdun
Bir ışık halesi aradın durdun.
Minik yüreğinde özlemi dağ dağ,
Bir ışık hüzmesi, yanan bir çerağ...
Nihayet kasvetli bir yaz akşamı
Binlerin içinden bu küçük camı
Nasıl da keşfettin ? Nasıl da buldun?
Bu büyük keşf için belli yoruldun.
Sırtına dağ yüklü minik pehlivan
Hele biraz dinlen biraz soluklan.
Bir damlacık ışık gördü mü gözün
Ne gecen kalırdı ne de gündüzün.
Ölümüne sevda ,yakan bir ateş
Biz havaya muhtaç, sen ışığa eş.
Bilmem ne ışıkta seni cezbeden
Lambayı bulunca geçtin kendinden.
Kabe etrafında hacceyler gibi
Döndün, döndün ölümü ister gibi.
Bu ne alevli aşk, bu ne hicrandır!
Sevdanın zirvesi belki bu andır.
Dur küçüğüm dönme!Helak olursun.
Az bekle , derdine derman bulursun.
Heyhat kar etmez ki artık lakırdı.
Gaiblerden bir el kalemi kırdı.
Ferhat mı Şirin’e böyle yanmıştır?
Kays’ınki de aşk mı? Öyle sanmıştır.
Nihayet pes etti minik bedenin
Haberi olmadan bir tek kimsenin.
Ölümde hayatın zevkini sürdün,
Bir öldün beni de binbir öldürdün...
ÖMER ÇELİK-1992
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.