5
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1577
Okunma

sanki sensizliğin düş perçemine uzanıyor ellerim
bir titremek hali barındırıyor,belli belirsiz bir neden
kiralık sevgilerin kiralık insanlarını oynamak değildi zor olan
sanki düş kuruyor bir beden,ve ardından korkulu bir hayal-i hüsran
kitabına uydurmak lazımdı büyük aşkları
madem ki bir masalsı yanın olmadı senin
uyduruk resimlerine bir göz atmalık değilmiş cesaretim
ve herneyse niyetin
hiç bilemedim
inadına bin serüven yaşansa da sürmüyor sanki dirayetin
o eski yapışkan ,şerbet tadında özlemlerini bir komşuya bırakmışsın
sonu git demek ya da kal demekle olmuyor ki hiç
sende,bende öğrenemedik sanırım
bin özlem arkasında,gururla başa çıkmayı
ve benim sana yaşattıklarım
bir gün çıkar olmuş,senin yüreğinle karşıma
çok üzgünüm demem fayda etmese de
aynı yarayı aynı acı,farklı tenlerde bağlamış bir kabuğa
körpe aşıkların dillerine sakız sanki,o eski yaşadığımız masalsı aşk
yaratılmışlığı sorgulayıp durduk,
sanki birbirimizeydi meylin adresi
yılların geçmesi bir şeyleri yok etti belki ama
aşk aynı,
kalp aynı
yatıyor koynumuzda boylu boyunca uyuyan bir sevda
özlem aynı
ve hatırlarsın aynı uyuduğumuz bir gezengen altı
bir dünya kurulmuş sanki,biziz tek canlı
bir yıldız altında bir dokunuşun hükmü ne kadar gerçekse aşk-a dair
birbirimiz için ayrılık o kadar imkansız sanki,
yürekte aşk varsa
anlıyor musun beni,gönlümde bir dev büyklüğündeki kahramanım
ben senin peri kızındım hani
sen minik bir kurbağaydın
bir öpüşün birleştirirdi,ayrılamayan yürekleri
özlem sıradan bir kelime değil sanki,
öyle bir özlemişliğin var mı ki açıklaması?
arkadaş kalamıyoruz ki,ne kadar gözüksede dışarıdan bir ayna
yüzümüze çeviremiyoruz
gerçeği çok istiyorken,bir türlü yüzleşemiyoruz
kaçıyoruz delicesine severken
ve sen büyüyemeyen minik kurbağa
bir prenses var uzaklarda
bir gün eser bir deli rüzgar
ve uçuşur saçlarından,
çok geç dememek için bir ışık tut gözlerime
ve tut kaçan yıldızları
uçuşan saçlarımı..
5.0
100% (4)