6
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1319
Okunma
Kalkıp odamda adımlasam mı ?
İki ileri bir geri
Söylesem dudak büzülür mü?
Anlaşılmayan fikri
Merhemi kendinden mevcut kellerin
Topalları azarladığı bir diyarda
Sokak köşesinde bir mendil aralığından
Yokluyorum, cebimdeki fukaralığa
Dil uzatmadan.
El uzatmadan benim olmayan bir mala
Göz ucuyla dokunuyorum
Duvardaki boş çuvala
Sorguluyorum, sonra günlerce
Bakamıyorum, ruhumdaki boş ambara
Bırak bir aşkın girmesini
Fare sevgisi bile düşüyor
Anladım ki yürekler
Yaşanan aşkların sonucunda
Delik delik elekler…
Ayak parmağından yakaladığımı söylediğim
Zaman, gülüp geçiyor eş dost
Lakin bir İstanbul’u dinlemek kadar
Uzun değil
Çekilen acılar.
Nescafe’nin krallar gibi ağırlandığı
Ve kahvenin kırk yıl hatırının kalmadığı
Ama namının halâ dillerden dillere dolaştığı
Lüks evlerin pencere ışıklarını
Yıldızlar gibi seviyordum.
Sanmayın ki fare hala ambarda.
Yok mu şarkıların gözünün kör edildiği caddeler
Mehtaplı geceler
Akasya ağaçlarının altında sevgililer
Özlemlerimin en güzel yerinde
Mahalle baskısı gibi bir biber.
Bakmayın böyle konuştuğuma
Hayat, her haliyle de güzel.
Gitmediğimiz dağlar var ya
Onlar hala bizim için vadi gibiler.
Gitmesek de, bilmesek de görmesek de
Bizim olduğu bilgisi bize yeter.
Merhemi kendinden mevcut kellerin
Topalları azarladığı bir diyarda
Sokak köşesinde bir mendil aralığından
Yokluyorum, cebimdeki fukaralığa
Dil uzatmadan.
M.S./2009
KAHRAMANMARAŞ
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.