31
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2193
Okunma

- Ahmet Arif’e -
33.
Fıraaat!
Fıratım!
Beni duyuyor musun?
Şu köyde öğretmenim...
Dinamit atılır ara sıra ağzına
Bilirsin, bura insanı balığa hasret
Canın yanar
Canları yanar yüzyıllardır
Kavgasız, acısız ekmeğe hasret
Kitaba, ilaca, toprağa hasret
Anadilde eğitilen çocuğa
Hayatını değiştirecek tohuma
Yağmura, yola, sılaya hasret!
Fırat!
Fıratım!
Yokluklardan süzülen
Yüreklere saplanan acıyı
Bal eden sabırdır, dirençtir…
Var olma hakkını, yaşama hakkını
Bütün devletler tanır, oysa...
Beş bin yıldan beri bura insanı
Kendi vatanına, kendi işine
Uluslararası adalete hasret
Herkesin bunları söylemeye
Dili varmaz nedense?
“Namus işçisi… yani
Yürek işçisi”
Şairin dediği gibi:
“Yivlerinde yeşil güller...”
Yerine, kan fışkırmış...
“Susmuş dağ,
Susmuş deniz.
Dünya mışıl mışıl
Uykular derin”
Mezopotamya’dır burası
Sümer kitabelerinde bura insanına:
“Guti” veya “Kuti” denir.
Burada,“Yılan su getirir...” di
Bir zamanlar “yavru serçeye”
Bilirsin!
1977 / 2002
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.