7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1034
Okunma
Ranzam,dolabım,yeşil duvarlar
Topuklu ayakkabı sesleri
Tak tak...
Ömrümüm hüzünle çalınan zamanları!
Bir haykırıştır bende
Çıkmayan sesimle.
Onüçtü ayrılık vakti...
Yastığıma sarıldım
Bir umut,
Annemin kokusu sinmiştir belki anılardan
İnsan kokuyordu,özlem
Gözyaşı kokuyordu yastığım
Işıklar sönüyordu,
Ay bizim için doğuyordu geceleri.
Sabahları duvara vurulan anahtar sesleri uyandırırdı,
Güneş doğmazdı yüzümüze,
Acıkırdık...gece tekrar basınca üstümüze
Yemekhaneden ekmek ÇALARDIK,
Kazaklarımızın içinde.
Bölünürdü ekmek sekiz parçaya,
Sekiz parça ki;umuttu,paylaşımdı,dostluktu,kardeşlikti...
İşaret parmaklarının üstü kırmızıydı,
Acemilikti çamaşır da.
Kuyruklar beklemeyi öğretti,sabretmeyi,
Bir umudumuz var,ta derinden...
Tükenmeyecek,kimse tüketemeyecek.
Yalnızlık yürekte değil ki küçüğüm,
Bak büyüdün,öğrendin her adımda,
Hadi gülümse...
Sen ayaktasın,
Değişse de zaman,şehir
Değişse de etraftaki insanlar yürüyorsun,
Yürüyorsun umuda...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.