1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1171
Okunma
yolunu kaybetmiş bir inanan
hangi şeytan aklına girmişte vazgecmiş inancından
uçuşup dururken kelimeler aklımın içinde
hepsini birden yazmak isteyipte
hiçbirine dokunumamış
kayda alınamamış sözlerim
biliyorum sonuna geldiğimde güzel bir resim cıkacak ortaya
simdi boyle tuhaf çizgilerime aldanma
belkide çıkmayacak artık hiçbirşey
büyü bozulmuştur
gece yarısından önce dönemediği için geriye
balkabağına dönmüştür o araba
ve içindeki sıradan bir yoksula
sırtının sıcaklığını yüzümde hissetmeyi özledim
sarılıp alırken seni koynuma
zamanı durdurmaya çalışmayı
durmuyor diye sürekli uyanık kalıp
her nefes alışında sen
içinde iki kalp çarpıp duran bir bedende hapsolmayı
ve ertesi günlerini
seninle bir toplu ulaşım aracında yanlız kalıp
sevişebilmeyi
ve meydan okumayı, okunmamayı göze alıp
yazmaktan vazgeçmeyen bir şair gibi
beğenilmesede bu yazdığım
her kelimesinde kokun vardır diye
kutsal kabul edip tapınmayı
bir ölümlüyü sevmek günahmı?
sanki hiç ölmeyecekmiş gibi
tanrım bu günah icin beni bağışlarmı?
ya bağışlamadıkları?
sesin bu sessizliği bastırır mı?
ne zaman verildi bu hüküm
oysa ben diğer teklifleri duymak istiyordum
devam edip etmemeyi düşünmek
çoktan seçmeli soruların arasında
en az tercih edileni seçmeyi
kim kazanacak sonunda?
kimin aşkı daha gerçek olacak
daha çok öptü diye sevgilisini dudaklarından
ya öpemeyenler
kuytu köşelerde tek başına yanlız kaldığında
o yanlızlığa sevgiliyi sığdırmayı hayal edenler
ertesi gün sanki hiçbirşey olmamış gibi kalkıp işine gidenler
bütün gün mutluymuş gibi çok konuşup
belki belli olmasın diye ağladığı
olur olmaz herşeye gülümseyenler
har satırına seni yazıyorum diye bu kadar güzel duruyor bu kelimeler
ölümün soğuk vadisinde
gözlerini kapatınca yok olmuyor
geceleri yatağının altına saklanan canavarlar
ve üşür insan ağustos sıcağında
yüzünü yaslayıp uyuyabilecegi bir sırtın sıcaklığına hasretken
avuçlarında ne büyük boşluktur
sevgilinin öpülesi göğüsleri
dokunamayacak kadar uzakken...