1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2099
Okunma

Ağlamak istiyordun ya hani,
Doğunca olduğu gibi.
Umarsız, katıksız, geberircesine
Ya da doğarcasına, bu çirkef,
Bu illet kalıntısı etmeyecek kadar çirkin
Bu meymenetsiz dünyaya, ilk selamın gibi…
Düpedüz, resmen, limitine kadar pişman
Çaresiz yaşamak, yaşamak için Mine!
Kırdım işte zincirlerimi,
Erkeklik denen şeyi attım bir kenara
Savuruyor içimde ne kadar hoyrat,
Ne denli çıkmaz varsa, kendi çıkardığım fırtına
Sen de kopar içinde bir zelzele, sarsılsın dünyan,
Serin sulu, yaylalar gibi,
Yeşersin hadi içimizde yaşam denilen canlı
Kör edelim feleğin kör gözünü biz de
Biz de dem vuralım, vuralım ama hüzünle olsun atiye kement
Gel hadi bizim de gözyaşlarımız kurusun, gel hadi Mine!
Farksız, ayrımsız, işi küstahlığa vurmadan,
Çıkar çemberini, yarıp özgür bir adımla,
Biz de mezar eşelim, dağların bağrında
Biz ikimiz, ağlaya ağlaya gömelim tüm kötülüğü
Tüm vicdansızlığı, menfaatçiliği gömelim Mine,
Mine, gel dem vuralım ağla ağla bitmesin zaman
Gözyaşı seli yapıp, boğalım öldürelim zamanı
Ki dursun durduğu yerde, ilerlemesin bir daha
Neme lazım, ne olacağı belli mi bir saniye sonra.
Ya bir şey girer, alıp yok ederse kardeşliğimizi.
Neme lazım, boğalım zamanı ki yerinde öylece dursun,
Bir defacıkta o çıldırsın, deli olsun, kudursun Mine!
Bayatlamış da olsa içimde biriken yaşlar
Taze bir ekmek gibi bölüşelim akıp gitsin,
Üstümüz başımız sırılsıklam olsun
Kırk ikindi yağmurları kıskansın halimizi
Zaten unuttular onlarda bu hayırsız dünyayı
En son ne zaman uğradılar hatırlayamaz oldum.
Unuttular melekler gibi, unutuldular tarih gibi…
Gel biz hatırlatalım o tarihi, melekler bizimle uyansın,
Yağmurlar kıskanıp dönsünler ikindiye, kırk kez söylesinler umudu…
Gel, gel, ahhh çeke çeke, hüngür hüngür, gel ağlayalım Mine!
Muhittin Dağhan
18 Şubat 2009