5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1639
Okunma

Ceketi gece rengi bir adam girdi düşüme,
elindeki akbaba tüyünü mürekkebe batırarak,
oynak ateş karşısında yanlızlığı yazıyordu sürekli....
gözlerimin içine baktı:
-bana aşkı anlat...bana O nu anlat dedi..
dolup dolup taşmışım gırtlağıma kadar aşkla..
bir esti mi geceyi güzelleştirirdi gelişleri,
ama hep üşüttü gidişleri...
dokundukça dallarını eğen küstüm otu’ydu bedeni..
korkum hep bu yüzdendi....
içim rahat hiç küsmedi,
dallarını hiç eğmedi...
elindeki demir çubukla karıştırırken ateşi,
yüzü belirdi,
’kuruyan bir aşk yeşerir mi?..’dedi..
aşk ,kendini külünden yaratmayı bilmeli...dedim..
bu kadar soru neden?
oysa ben bir yolcuydum..
masallar ülkesinin , masallar şehrindeki,
ceketi gece rengi adama seni anlatıyordum..
o çölde yaktığı ateşe dalmış beni dinliyordu...
yüreğim yorgun......yüreğim kupkuruydu...
çöl uzun......
yolculuk yorucuydu.......
........................................................
bir gün sensizliği sana bırakıp düşersem toprağın koynuna,
buruşmuş beyaz kağıtları sakın atma...
sadece senin okuyacağın nice masallarım var,
griye boyanmış cümlelerle biriktirdim sana.....
19/11/2008
rehin