hanzalah-farez
"cürret et,yine cürret et ve bir daha cürret et"
elleri ardında kenetli mapusluk gibi,
işkal altında
vatanı,gözlerinde kin
sırtı dönük seyreder
dünya’yı
fırtına öncesi umut verir
gülüşüyle
vatanına.
hep 11 yaşındaydı
gülüşleri HANZALA’nIN
yalın ayak koşar bombalardan
bu
vatanın genç ve
çocukları
her sabah siyonist tankların önünde haykırır
"sizi burdan asla geçirmeyeceğiz" diye haykırıyordu FAREZ
yaşıtları top oynarken sesizce her sabah siyonistlerle çatışıyordu.
aslında yüzünü gören olmamıştı
gözlerinide ki kini,üzerlerine bulaşan kanıda
ellerinde ki taşları da,o taşlar ki her biri atom bombasından heybetli
çoçukların çığlıklarını duyanda olmamıştı
onlar 11 yaşındaydı mermilere karşı siper etmişlerdi...
o(bu)ülkede analar
ölüme inat,umuda selam olsun diye
rahimlerinde yenisini yetiştiriyordu,
siz birine kıyamaz ken, onlar onlarca kez ölüp ülüp dirilyordu
FİLİSTİNDE ANA OLMAK DA ZOR ÇOCUK OLMAKTA
ilk bildikleri oyun mermiye karşı taş savurmaktır
sonra baş eğmemeyi öğreniyorlardı bu oyun içinde
sonra ağlamamayı öğrenirle,açlığa karşı
sonunda her biri özgür bir FİLİSTİNLİ olarak ödüllendiriyordular
onlar 11 yaşında tank peletleri altında,
(devam edecektir)