2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1317
Okunma
senden nefret ediyorum istanbul
kaldırımsız sokaklarından
biçimsiz çöp bidonlarından
tükürülmüş yollarından
isyan etmeye korkan gecelerinden
1 mayısa yasaklı büyük meydanından
ve sindirilmiş insanlarından
evimin arkasından geçen banliyö trenlerindeki
ama görmedim hiçbir yerde
bizim apartmanınki kadar asil
ve hırçın bir sokak kedisi
yaşamak zor seninle istanbul
trafiğin başa bela
dolmuşların zart diye duruveriyor
lodosun göğsümü daraltıyor
kaçamıyorum kışının soğuğundan
rüzgarın tutsak ediyor beni
en çok ayaklarım üşüyor
ısıtamadığım bodrum katımda
ama koklamadım hiçbir yerde
adalara bakan küçükyalı sahilindeki kadar tuzlu
ve aynı zamanda güzel bir yosun kokusu
hırçınsın İstanbul
sevdiklerine ve sevemediklerine
vız gelip tırıs gidenlere
yoksun bırakıyorsun onları
aşka tutkuya ve hatta sekse
orospuların bile sevişmiyor lirayla
dolar euro istiyor
onlar da haklı mı ne
ama bulamadım hiçbir yerde
beyoğlunun ara sokaklarındaki gibi
sevgi ve kin dolu hem de hayalci bir sihri
sıkıyorsun İstanbul
yüreğim tekliyor kokmuş nefesinden
debeleniyor boğazında balıkların
esrarkeşlerin doğu türküleri söylüyor
sokak çocukların gerçek
geri kalanın hepsi yalan
bacaklarım titriyor karanlıkta yürürken
ışıklı köprülerin misali
ama inan hissetmedim hiçbir yerde
tam doğruyu söylemek istemesem bile
bu kadar tarihi ve onurlu geçmişi falan
gidiyorum İstanbul
terk ediyorum seni artık
sen benden kurtuluyorsun
ben de senden
hepsi senin olsun
dolmuşların rüzgarın
soğuk bodrum katların
asil sokak kedilerin
dolarla sevişen yalancı fahişelerin
adaların sana kalsın
mavi yosun kokulu
ve o güzel tarihin
ama dur bitmedi daha bu masal
çünkü kalbim teklese
yoksulluktan ölsem bile
yani ne olursa olsun
hatta isterse dünya dibine vursun
benim vefasız bebeğim
her gece rüyamda sana geri döneceğim
5.0
100% (2)