3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1376
Okunma

Gidişin gibiydi gelişin;
(Umarsız çocuk telaşıyla,
Olanca tereddütün/
Azami kaygısıyla…)
Ve aklımda gülüşün…
Gülünce süzülüşün,
Süzerek öldürüşün…!
Ne vardı bu denle vurmasaydın!
Okyanusun ortasında
Beni böyle koymasaydın.
Hiç aramasaydın istersen,
Ve hiç. Hiç… Sormasaydın!
Ne vardı bunca güzel olmasaydın.
Keşke böyle sert vurmasaydın.
Ardından nice şeye;
Hoş, bunca kızmam niye,
Bu sessiz isyan neye?
Bilmiş değilim.
Bana gelmedin bile,
Tenezzül etmedin güle,
Bahtiyarlığı bir kez bile
Bulmuş değilim!
Nasıl Tanrıkut Mete’nin/
Demir askeri isem
Gönlünün de öylece/
Emir askeriydim.!
Ardından sessizce daldığım/
O hülyalı rüyalarda/
Asi serseriydim!
Sana bedbaht ol demeyeceğim.
Tanrı sana yar olsun,
Yuvan bahtiyar olsun…
Bırak gönlüm didişsin,
Bırak ah-ü zar olsun!
O tenezzül etmediğin gül,
O gül ki şimdi solsun!
Suç sende değil, fıtratında(!)
Perisin bence Tanrı katında!
Peri kızları hep sen gibiymiş,
Aşkları kör kuyular dibiymiş.
Kör kuyulardayım, belki çıkamam
Belki ırmak misali ele akamam…
Ancak sen aktın. Ak, haklısın
Lakin gönlümde, derinde saklısın!
………………
Peri kızları hep yüreğe hoş name ederler,
Ve sonra, “kendine iyi bak, der ve giderler…”
SelimPusat...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.