1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2245
Okunma
Yine sensizliğin ardından baka kaldım
Aynadaki silik yüzüme
Yüzüm ki
Nice zamanlarda can verdi
Birkaç renkle bezenen resimlere
Yüzüm ki,
Can buldu gözlerinin harelerinde yansıyan
O sırlı renklerde
Ben sensizlikle dans edemedim hiç
Şimdi kaldım öyle
Eski bir evde
Eski bir görüntüyle
Yine sensizliğin ardından oturdum
Kumaşı yırtık o kanepeye
Oturmakla düşmek arasında ne kadar fark ve benzerlik
Varsa saniyelik asırlarda
Gerçekleşti, inan bana
Ve yine sensizliğin ardından
Bir fesleğen yaprağında
Tanıdık bir kokunun huzuru buldu yüreğimi
Kayıp yüreğimi
Yitik yüreğimi
Ve şimdi ne zaman su versem kurumuş topraklara
Bir bir çatlıyor topraktan kalma yüzüm
Topraktan gelme bedenim
Ve ben hala sensizlikle nasıl dans edilir bilemiyorum
Bilmediğim zamanlarda yaşamaya çalışıyorum yani
Yaşamak savaş istermiş, anladım…
Gücüm vardı, yapardım elbet
Eğer o yırtık kanepeden kalkabilseydim
Eğer uzansaydı elin son bir kez
Yani anlayacağın
Yine sensizliğin ardından
Bir kez daha sensizliğin ardından diyemeyeceğim için
Son demlerimi yaşıyorum
Demli bir çay içer gibi son bir bardak
Sonu gelmeyecek bir aşkın içinde
Kaybetmeye hazırım her bir çizgimi
Rengimi
Sesimi
Ama bir türlü kabullenemiyorum seni kaybedişimi
Yine sensizliğin ardın
Bu kez durmadan yürüyorum sonsuzluğa
Ve belki
Kim bilir belki
Son kez çıkıyorum bu yolculuğa
Bir fesleğen kokusu,
Eski bir ayna
Ve tanıklıkta başarılı bu oda…
Gelin can yoldaşlarım
Gelin arkadaşlarım
Artık vakit yok
Onsuzluğun ardında hiçbir şey dayanamaz tek başına…
13.Ocak.2009…
www.mevsimcell.com
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.