7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2015
Okunma
Bolu Ömerler köyü ilk görev yerim benim,
Kendim Tokat ilinin Niksar’ın köyündenim.
Görev yaptığım yıllar Tavit (Tevfik) dayı yaşardı,
Köylünün tüm işine yorulmadan koşardı.
Dağda ki mantarların yerini o bilirdi,
Sepetini doldurur köye öyle gelirdi.
Yağ yoğurt ve kaymağı tesislere satardı,
Yaşadığı her şeyi muhabbete katardı.
Gökdemir tesisleri her gün uğrak yeriydi,
Oranın patronu da Ömerler’den biriydi.
Bir gün kaymağı satıp, köye geri dönerken,
Araba bulamamış, sabah biraz da erken.
Yolda güzel bir poşet bulmuş eline almış,
İçinde ne var deyip hemen hayale dalmış.
Poşet acer ve temiz mutlak bir şey olmalı,
Bahtı yaver gidenler böyle bir şey bulmalı.
Paltosunun altında taşıdı biraz onu,
Acaba ne olacak bu gün kısmetin sonu?
Köye kadar beklemek sabır gerektirecek,
Acaba para pul mu, veyahutta giyecek..?
Doktorun villasının yanında sabrı taştı,
Yolun altına inip hemen poşeti açtı.
Açınca o merakı dönüştü hayretlere,
Böyle pislik konur mu, güzelim poşetlere...?
Allah belanı versin diyerek attı hemen,
Sakın bu hallerimi Ali Osman’a demen.
Lakin bunda ibret var, hatırladım Hadisi,
RESÛL dedi aldanan insanların adisi.
Dünya güzel bir rüya, geçici bir hayaldir,
Bal kaymak yese bile, çıkan ibretli haldir.
Güzel ambalajlarla aldatır insanları,
Felakete götürür, bakidir sananları.
Alayişli görünmek dünya senin huyundur,
Bir gün olur anlarız, bu hayat bir oyundur.
Ömrümüz kısa bizim, zaman hızlı geçiyor,
Bu handa ikamet yok, konan mutlak göçüyor.
Burası sınav yeri, çalışan kazanacak,
Peygamber ikazıdır, mücrim olan yanacak.
Ustaoğlu; İbret al,dünyayı dost edinme,
Cennet istersen eğer, bu çöplükte didinme.
Şehri Karakaya ( 09 Ocak 2009 )