2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1320
Okunma

İnan şu sıralar ne yaptığımı ben bile bilmiyorum
Bir yarım Boğaz’da bir yarım Beykoz’da
İki yakam bir araya gelmiyor şu günlerde
Ben böyle değildim neden böyle oldum
Bilmem ki hala inanamıyorum
Severdim eskiden bu şehri
Bir parçasıydın sen benim için
İçinde sen vardın
İçinde aşkımız vardı
Aşkımız yaşardı bu küçük şehirde
Bitmez tükenmez efsaneydi bizim için
Anlatılmaz velinimet
Günlerce aç bir çocuğun
Ekmeği avuçlarında sıkıca tutup
Bir daha bulamayacağını bile bile
Nasıl sarardım oysa seni böyle
Bitişim olurdu her sarılışım
Hayalim olurdu İstanbul
Tutamam kendimi şu günlerde
Yas denen şiirin içindeyim
Nereye baksam nereye dönsem
Şu lanet şehir ve içinde sen
Sevmiyorum artık İstanbul’u
Seni benden alıp götüren bulutu
Ağladığım vapuru
Simit attığımız martıları
Hatırlasana
Onlar uçtukça biz nasıl sevinirdik
Oysaki
Özgür olmanın tadını hiç tadamamıştık
Kuşlar gibi uçup gidemedim bu şehirden
Hep kaldım burada
Beni yuttuğunu bile bile içinde yaşadım hep
Bir yarım burada
Her köşesinde bir iz var bıraktığım şimdi
Her birinin ayrı bir hikayesi
Sevmiyorum artık İstanbul’u
Seni benden çalan bu umudu
Oysa
Adına ne şiirler yazılmış
Ne yüce şehirmişsin sen İstanbul
Verebilecek misin bana içinde yuttuğun yarimi
Umutlarımı hayallerimi
Oysa şimdi sadece bakıp bakıp ağlıyorum
Gözyaşlarımı yutuyor dalgalar
Ve ben susup
Gidiyorum…