0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
25
Okunma
Anadolu’nun o samimi, yürekten ve incesazlı türkülerinde olduğu gibi, bu güzel söz de insanın içini ısıtan, kelimelerin en tatlısı ve en asilidir: "Seni seviyorum."
Bu cümle; ne gösterişli bir saraya ne de yalan dünya menfaatine ihtiyaç duyar. Tıpkı toprağın suya, çiçeğin güneşe hasreti gibi saf ve karşılıksızdır. İnsanın bu yalan ve fani dünyada sığındığı en büyük liman, omuzundaki yükü hafifleten en güzel duadır. Bir kalpten diğerine köprü kuran, en karanlık geceleri bile aydınlatan o ilahi kıvılcımın ta kendisidir.
İşte sevginin o en saf, en içten ve yürek yakan o güzel halini anlatan uzun bir şiir:
Bir rüzgar eser inceden, dağların serin yamaçlarından,
Gönlüme bir cemre düşer, adını andıkça bu can.
Ne cihanın gürültüsü kalır akılda, ne de yalan dolan,
Seni seviyorum, bunu bir sen bil, bir de yaradan.
Gözlerinin o derin ufkunda kaybolur bütün kederim,
Sen gülünce bahar gelir şu kurak, garip bağıma.
Seninle anladım bu fani ömrün ne kadar değerli olduğunu derinden,
Seni seviyorum, kurban olurum o masum bakışına.
Yollar uzun, dağlar sarp, hayat dediğin şu ince yokuş,
Sen yanımda olunca ne gam kalır, ne de kış ayazı.
Bir elin elimde ya, dünyaya bedeldir o sıcak dokunuş,
Seni seviyorum, alnıma yazılan en güzel, en tatlı yazı.
Ağlamasın gözlerin hiç, hüzün yakışmaz o güzel yüze,
Biz bu yola baş koyduk, baş vermek var bu sevdaya.
Dünya yıkılsa da karşımıza, kalsa da sözümüz sözde,
Seni seviyorum, and olsun bu ömür, bu can sana feda.
Ey gönlümün sultanı, ey bu garip hanın neşesi!
Ne zenginlik ister bu yürek, ne de şan şöhret.
Seninle yankılanır içimdeki o en coşkulu türkü sesi,
Seni seviyorum... Dünya durdukça sürecek bu emanet.
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.