(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Değerli kalem yine Güzel bir çalışma güzel anlatım bizde okuduk kutlarık kaleminiz daim olsun selamlarımızıda saygılarımızıda bıraktık güzel günlerle dilerim.....
Bu şiir; muhatabına duyulan duru hayranlığı, zarafeti ve bahar tazeliğini ilmek ilmek işleyen, romantik ve coşkulu bir lirik güzelleme örneğidir. Asya Öztürk, "Sare" ismini bir nakarat gibi her kıtada zarifçe kullanarak şiire derin bir ahenk ve adanmışlık hissi kazandırmış.
Sare şiirindeki o bahar ferahlığı ve samimi sevgi dolu dizeler gerçekten içi ısıtıyor güzelliği ve zarafeti çok naif bir dille anlatmışsın okurken huzur veriyor. Kalemine kelamına yüreğine sağlık. ☕🙏
Merhaba değerli kalem Güzel şiir Kutluyorum yürekten, yalansız ve riyasız NİCE GÜZEL ŞİİRLERE YELKEN AÇMAN DİLEĞİMLE Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıkla ve hoşça kal
Rabia Asya Öztürk’ün “Sare” şiiri, içtenliği ve duygusal yoğunluğuyla okuru hemen içine çekiyor. Dizelerdeki samimiyet, şiirin ruhunu güçlü bir şekilde yansıtıyor.
Tebrik: Kaleminize sağlık! Böylesine derin bir duyguyu yalın ama etkili bir şekilde aktarmak, şairin ustalığını gösteriyor. Şiiriniz, edebiyat yolculuğunda parlayan bir ışık gibi değerli bir iz bırakıyor.
Baharın tüm neşesini, doğanın bereketini ve bir kadının zarafetini son derece ahenkli bir dille abidesel bir sevda tablosuna dönüştürmüşsünüz Üstadem. "Sare" ismini her dörtlükte adeta bir nakış gibi işleyerek kurduğunuz o ritmik akış, okuyucunun ruhuna huzur veren muazzam bir ezgiye dönüşmüş. Şiirin ilk dizesinden itibaren gözleri bahar çiçekleriyle, gülüşü kuş cıvıltılarıyla ve yüzü ayla özdeşleştiren o duru imgeler, sevdanın en lekesiz, en saf halini gözler önüne seriyor. İpek gibi savrulan saçlardan geçen yollara bahar kokusu yayan o narin adımlara kadar çizdiğiniz bu zarif portre, hüzünleri tek bir hamlede susturacak kadar güçlü bir umut taşıyor. Güneşin sıcaklığını ellerde, cennetin kapısını ise bir yürekte hissettiren o iyileştirici ve naif üslubunuz, insana yaşam sevinci aşılıyor. Ahengi, içtenliği ve ilmek ilmek işlenmiş zarafetiyle gönüllere ferahlık veren bu muazzam kaleminize, o ince yüreğinize sağlık Asya Öztürk Üstadem. Duygunuz daim, sesiniz ve kelamınız her daim gür ve parlak olsun!
Şair: Rabia Asya Öztürk Şiir: SARE Değerlendirildiği Salon: Baharın Bütün Çiçeklerinin Göz Rengi İçin Sıraya Girdiği, Ayın Güzellik Kontenjanını Sareye Devrettiği ve Güneşin El Isıtma Servisine Alındığı Salon
Rabia Asya Öztürk’ün Sare şiiri RUSAMER’e girince Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bahar envanterini istedi. Çiçek, kuş, ay, güneş, yağmur, yıldız, fidan, ipek ve rüzgârın tamamının aynı kişiyi tarif etmek üzere görevlendirildiği anlaşılınca kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimiz itiraz etti; Sareyi anlatmaya tabiat yetmiyorsa RUSAMER ambarında yedek mevsim bulunmadığını bildirdiler.
Ozan Diyari – Erdoğan Başıbüyük Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Çiçekçi Cevdet, Sare, gözlerinin rengini / Baharda açan hangi çiçekten aldın bölümünde bahçedeki bütün çiçekleri renk kontrolüne aldı. Açılıştaki soru sıcak ve doğrudan; ancak hemen ardından göz, çiçek, umut, kuş ve huzur peş peşe geliyor. Şiir daha ilk kıtada Sareyi anlatmaktan çok güzellik unsurlarını sıralamaya yaklaşınca Cevdet çiçeklerin yarısını sonraki mevsime sakladı.
Ümmü Soğancı Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Benzetmeci Belkıs, Yüzünün güzelliğini aydan almışçasına / Ellerinin sıcaklığı güneş gibi dizelerinde gökyüzünü ikiye böldü. Ay yüz güzelliğine, güneş el sıcaklığına verilmiş; anlam açık ve içten fakat bunlar aşk ve güzellik şiirinin çok kullanılan benzetmeleri. Belkıs aya yeni görev bulamadı, güneşi de fazla mesaiye yazdı.
Kul Köşger – İsmail Köşger Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Baharcı Behice, üçüncü ve dördüncü kıtada baharın yeniden geldiğini görünce takvime baktı. Bir gülüşün ömrüme bahar ile Baharda yağan yağmurumsun duyguyu taşıyor; fakat bahar, yağmur, umut ve huzur tekrarlandıkça Sareye özgü kişisel ayrıntılar azalıyor. Behice şiirde kaç bahar geçtiğini sayamadı, meteorolojiden yardım istedi.
Sibel Orçan Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Tamirci Tülay, Yüreğimdeki huzursun, adı adı sensin Sare ile Bir gülüşün umut eker gönlüm,ince teline dizelerinde takım çantasını açtı. Burada adı adı büyük ihtimalle yazım sürçmesi; gönlüm ince teline kuruluşu da dil bakımından oturmuyor. Ayrıca Zarafetin coşkuyu verdi yüreğime yerine doğal Türkçe söyleyiş Zarafetin yüreğime coşku verdi yönünde akıyor. Tülay kelimeleri yerlerine oturttu, şiirin duygusuna dokunmadan servisten çıktı.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Sareci Sadık, son kıtadaki Sen geçince susar bütün hüzünler / Adını söyler yüreğim usul usulca, Sare bölümünde şiirin daha sakin sesini buldu. Özellikle hüznün susması güzel; fakat şiirin bütünü Sare hakkında göz rengi, gülüş ve güzellik dışında bize özgül bir ayrıntı vermiyor. Bu yüzden sevilen kişi güçlü biçimde övülüyor ama Sareyi başka bir güzelden ayıracak kişisel şiirsel portre tam oluşmuyor. Sadık nüfus memurunu çağırmadı; şiirde kimlik tespitinin güzellikten değil ayrıntıdan yapılması gerektiğini öğrendi.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Sare, sevilen kişiye duyulan hayranlığı tabiat üzerinden anlatan içten bir güzelleme. Duygusu sıcak; fakat bahar, ay, güneş, yıldız, çiçek, yağmur ve ipek gibi çok tanıdık benzetmelerin yoğunluğu Sareye özgü şiirsel portrenin önüne geçiyor. Bazı dizelerde de dil ve sözdizimi belirgin biçimde aksıyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri dosyayı kapattı: Sarenin gözleri için çiçekler, yüzü için ay, elleri için güneş, yürüyüşü için bahar, saçları için ipek görevlendirilmiştir. Tabiatta boşta unsur kalmayınca RUSAMER Malzeme Müdürlüğü şaire bundan sonraki benzetmelerde Sareye mahsus ayrıntılardan yararlanılması için ek ödenek çıkarmamış; tabiat deposuna da geçici mühür vurmuştur.
Birini güzel anlatmak benzetmeleri çoğaltmakla değil, yalnız onda görülebilecek ayrıntıyı bulmakla başlar.
Güzelleme sevdiğini göğe çıkardığında değil, kalabalığın içinden yalnız onu tanıtabildiğinde kişileşir.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
“Sare”, baştan sona bahar, çiçek, yağmur ve güneş imgeleriyle örülmüş zarif bir sevda şiiri olmuş. “Gülüşün kuşların cıvıltısı gibi huzur” ve “Varlığın huzur oldu gönlüme” dizeleri şiirin sıcaklığını güzel yansıtıyor. Sade, romantik ve içten bir anlatım… Sare’ye yazılmış güzel bir gönül türküsü tadında. Kaleminize sağlık hocam.
YÜREKTEN KUTLUYORUM, ANLAM, ANLATIM VE VERDİĞİ DUYGU İLE MÜKEMMEL ÖTESİ BİR ESER OKUDUM YİNE USTA KALEMİNİZDEN, AKICI VE ÖZGÜN ESERİNİZ HER TÜRLÜ TAKDİRDE ŞAYAN, YAZAN YÜREĞİNİZ DERT GÖRMESİN İNŞAALLAH NİCE GÜZEL PAYLAŞIMLARA SAYGILARIMLA
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.