Açlıktan ölüyorsan, dost sana kapısını açıyor, seni sofraya götürüyor, senin için süt tasını dolduruyor, ekmeği bölüyorsa, içtiğin şey gülümsemedir. exupery
Yeva
Yeva

Zena

Yorum

Zena

9

Yorum

30

Beğeni

0,0

Puan

404

Okunma

Okuduğunuz şiir 18.9.2026 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Zena

Zena

kuşlar bak orda zena
huşu içinde kanat yoruyorlar
bilki
sancılı nöbetlerini
yuvalarına doğruyorlar
anaç bakışları sönük nedense
biri ötekini istemsizce
hüzülendiriyor

kelebekler bak orda zena
vadisinde ateşin
yanarak kanatlarıyla
aşkla uçuyorlar
gövdeleri henüz kozalak kokuyor
çehreleri henüz bebek
aşk neymiş zena
hayatın ilk nefesle o na koşmakmı

bak orda zena
gözlerinde derin uçurumuyla
yaşlı bir adam
yaş ömrün yıllanması mı zena
yoksa daha hayatın
ilk yazında kederle yaşlanmak mı
bak uçurum uçurum gözlerine
bir sinema sahnesi
dram kaynıyor

bak orda zena
eylül giyinmiş sokaklar
afişler baştan başa sapsarı
üşüyor ağaç gövdeleri
yapraklar çaresiz
ya solmuş güller
kaç aşka tutkulu nefes
değmişti kokularına oysa

bak orda zena
kaygılı bir anne yol gözlüyor göğü gıri tutmuş bir köy evinde
oğul tez gel demişti yola vururken
tekinsiz hayatın hafif kapıları
ay oldu
yıl oldu
gözleri yaşla doldu
dili haber oldu
mektup oldu
eskidi telgrafın telleri
baharlar kış oldu

bak orda zena
taş duvar dibinde bir sevda
iki eliyle kalbini sıkıyor
tıpkı benim gibi
sonsuzca

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zena Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Zena şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Zena şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
18.9.2026 07:50:41
YEVA, ardı ardına açılan hüzünlü hayat manzaraları, şiirde uzun ve sancılı bir yolculuğa çıkmışım duygusu bıraktı. “Bak orda zena” seslenişinin tekrarı; kuşları, kelebekleri, yaşlı adamı, eylül sokaklarını, bekleyen anneyi ve sevdalıyı aynı bakışın altında birleştiriyor. Yuvalarına dönen kuşların “sancılı nöbetleri” ile ateş vadisinde yanan kelebekler, yaşamın daha başlangıcında taşınan yorgunluğu ve aşkın yakıcılığını güçlü imgelerle duyuruyor. “Yaş ömrün yıllanması mı zena / yoksa daha hayatın / ilk yazında kederle yaşlanmak mı” sorusu, yaşlılığı takvimden çıkarıp insanın içine yerleştiren şiirin en derin sorgulamalarından biri olmuş. “Eylül giyinmiş sokaklar” ve baştan başa sararan afişler, mevsimi yalnızca doğaya değil, bütün şehrin üzerine giydiriyor. Oğlunun yolunu gözleyen annenin bekleyişinde ayın yıla, baharın kışa dönüşmesi, zamanın hasret içindeki ağır yürüyüşünü çok dokunaklı biçimde anlatıyor. “Eskidi telgrafın telleri” dizesi, gelmeyen haberin süresini tek başına taşıyan, şiirin gönlüne bırakılmış acı bir mühür gibi duruyor. Finalde taş duvar dibindeki sevdalının iki eliyle kalbini sıkması ve anlatıcının kendisini onunla bir tutması, önceki bütün görüntüleri kişisel bir sızıda topluyor. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
flycan57
flycan57, @flycan57
19.9.2026 11:05:33
kutlarım...gün şiirini ve şairini


sevgimle hep
Mavi Masal72
Mavi Masal72, @mavimasal72
19.9.2026 06:54:11
Dizelerdeki hüzün, özlem ve hayatın farklı yüzlerine dokunan o derin anlatımdan etkilenmemek ne mümkün.Duygusu, anlatımı ve akışıyla çok güzel bir şiir.Tebrik ederim.
meltem kınıc
meltem kınıc, @meltemkinic
19.9.2026 01:43:42
Kuşların kanadında yorgunluğu,
kelebeklerin ateşe uçuşunda aşkı,
yaşlı adamın gözlerinde ise
bir ömre sığmayan hüznü gördüm.

“Yaş, ömrün yıllanması mı?”
Bu dize, şiirden çıkıp yüreğe dokundu…
Belki de insanı yaşlandıran zaman değil,
içinde susturduğu vedalardır.

Zena’ya söylenen her söz,
biraz hayata, biraz aşka,
en çok da insanın kendi içindeki
derin uçuruma söylenmiş sanki.

Hüzünle güzelliğin birbirine karıştığı,
okudukça sessizleşen bir şiir…
Yüreğinize sağlık.
ali tuğçe kasımov
ali tuğçe kasımov, @alitugcekasimov
19.9.2026 00:52:46
kuşlar bak orda zena
huşu içinde kanat yoruyorlar
bil ki
sancılı nöbetlerini
yuvalarına doğruyorlar

*insan dışında kalan öznelerin yer aldığı yüklemler çokluk eki almaz

anaç bakışları sönük nedense
biri ötekini istemsizce
hüzünlendiriyor

kelebekler bak orda zena
vadisinde ateşin
yanarak kanatlarıyla
aşkla uçuyorlar
gövdeleri henüz kozalak kokuyor
çehreleri henüz bebek
aşk neymiş zena
hayatın ilk nefesle ona koşmak mı

bak orda zena
gözlerinde derin uçurumuyla
yaşlı bir adam
yaş ömrün yıllanması mı zena
yoksa daha hayatın
ilk yazında kederle yaşlanmak mı
bak uçurum uçurum gözlerine
bir sinema sahnesi
dram kaynıyor

bak orda zena
eylül giyinmiş sokaklar
afişler baştan başa sapsarı
üşüyor ağaç gövdeleri
yapraklar çaresiz
ya solmuş güller
kaç aşka tutkulu nefes
değmişti kokularına oysa

bak orda zena
kaygılı bir anne yol gözlüyor göğü gri tutmuş bir köy evinde
oğul tez gel, demişti yola vururken
tekinsiz hayatın hafif kapıları
ay oldu
yıl oldu
gözleri yaşla doldu
dili haber oldu
mektup oldu
eskidi telgrafın telleri
baharlar kış oldu

bak orda zena
taş duvar dibinde bir sevdalı
iki eliyle kalbini sıkıyor
*üstteki dize harika

tıpkı benim gibi
sonsuzca

*imla hataları zannedersem acele yazmaya dayalı bir de zena kelimesinin aşağıdaki anlamlarından hangisini tercih etmiş şair bilemedim; ya da başka bir anlamı mı var?

:

Zena kelimesi farklı dillerde ve kökenlerde değişiklik gösteren birkaç farklı anlama sahiptir.

Farklı Dillerde Anlamları

Slav Dilleri (Çekçe, Boşnakça, Hırvatça vb.): Kelimenin aslı žena şeklindedir ve kadın veya eş anlamına gelir.Osmanlıca (Zenâ'):
Osmanlı dönemi sözlüklerinde Zenâ' kelimesi kısa boylu ve dar nesne ya da idrarını tutan (işemeyen) kişi anlamlarında kullanılır.
Kürtçe: Bazı yöresel sözlüklerde çeşme anlamına gelir.
Biyoloji / Kuşbilim: Jamaika'ya özgü, göğsü turuncu renkli ispinoz benzeri bir kuş türünün adında (tanagra zena) yer alır. Ayrıca popüler kültürde bilinen kurgusal karakter (Zeyna / Xena) adıyla da karıştırılabilir
Şe
ŞerifYasin, @serifyasin
19.9.2026 00:31:08
Güzel şiir.. hisli.. ama güzel bir yemeği özensiz bir tabağa koyup servis etmek gibi şiirde imla hatalarına dikkat etmemek.. düzeltilse, şiir daha lezzetli olur. Tebrikler
Deniz Sinan öz
Deniz Sinan öz, @denizsinanoz
19.9.2026 00:12:26
Savaşın, ayrılığın ve beklenişin O coğrafyasız, O zamansız sızısını taşıyan, epik ile liriği tek bir solukta buluşturan sarsıcı bir destan bu.
​Zena’ya doğrultulan o parmak; göğü griye kesmiş bir köy evindeki ananın dumanı tüten duasıyla, taş duvar dibinde kalbini iki eliyle sıkan o çaresiz sevdalının acısını aynı hizada birleştiriyor. Oğlunu yola vururken tekinsiz kapıların ardında kalan bir ananın gözyaşı; aya, yıla, pörsüyen telgraf tellerine dönüştükçe zaman anlamını yitirir. Sevdasını ve evladını bekleyenlerin o sessiz direnişi, insanın yeryüzündeki en kadim, en ağır imtihanıdır.
​Ve o son iki dize... Kalbini iki eliyle sıkıp sonsuzca beklemek; gidenlerin yükünü, kalanların o bükülmez ama yaralı omzunda taşımasının en yalın resmidir.
​Taş duvar diplerinde göğü grileşenlere ve kalbini avucunda bir kor gibi tutanlara dair:
​Bak orada Zena, bir ana bekler göğü,
Yıllar pörsütür yolu, eskitir o düğümü.
Taş duvarlar şahittir, kalp elde sıkılır;
Beklemek, yaşamaktır ayrılığın yükünü.

Kaleminize yazdıran yüreğiniz dert görmesin🥰
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
18.9.2026 15:59:22
Yeva Hanım, kaleminize ve o insanı adeta bir sinema sahnesinin içine çeken hüzün dolu yüreğinize sağlık. "Zena" baştan sona çok güçlü görselliği olan, mısraların arkasındaki o derin yalnızlığı ve bekleyişi ruhumuza kadar hissettiren nefis bir atmosfer şiiri olmuş.

Özellikle "İlk yazında kederle yaşlanmak mı zena" sorunuzdaki o ince sızı ve köy evinde göğü gri tutmuş o yol gözleyen annenin çaresizliği okurken insanın içine çok ağır bir taş gibi oturuyor. Her kıtada bir feryat gibi yükselen "bak orada zena" seslenişi ve nihayetinde taş duvar dibinde kalbini sıkan o sevdalıyla yaptığınız final tek kelimeyle usta işi. Kelimelerle böyle canlı, kederli ve yaşayan resimler çizmek büyük bir maharet. Bu kıymetli ve derinlikli paylaşımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
18.9.2026 10:49:04
Merhaba değerli kalem
Her zaman olduğu gibi, eserin güzeldi
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten
Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıkla, sağlıcakla kalasın
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL