0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
26
Okunma
Gözler hapis, beyinler tam kelepçeli,
Her evde o sihirli kutu temelli.
Zehirli bir sarmaşık gibi sarar zihni,
Yalandan ibaret bir ömür silsilesi.
İhtiras, ihanet, kan ve ihtişam,
Parayla satın alınır burda her akşam.
Düşünme! Sadece izle ve tüket!
Ruhuna vurulmuş bu en ağır illet.
O camdan ekrandan sızan her yalan,
Yuvaları yıkar, geride kalır bir talan.
Ana evladını tanımaz, baba yabancı,
Her sahnede ayrı bir hüzün, bir sancı.
Karakterler rol keser, toplum alkışlar,
Gerçek acılar susar, sahte aşk başlar.
Uyuşturulmuş kitleler, körelmiş vicdan,
Ekrandan damlayan irin, kana karışan!
Kendi evine yabancılaşmış insan,
Ocaklar sönerken seyreder her an.
Komşu komşuyu tanımaz olmuş gayri,
Ekran ayırır kardaştan, candan dahi.
Gençlik heba olur o parlayan camda,
Hangi hakikat kalır ki bu zindanda?
Emek, sevgi, samimiyet unutulmuş,
Beyinler yıkanmış, düzen bozulmuş,
Sözde hayatlar, özentili tavırlar,
Hakikati örter karanlık kılıflar.
Göz göre göre uyuşuyor bir kitle,
Mutluluk sanılır satılan bu çile.
Kurgu kahramanlar idol seçilmiş,
Gönüllere cehalet tohumu ekilmiş.
Düşünme meleği baştan alınmış,
İrade hapsolup köşede kalmış.
Sessiz sedasız yıkılır hep o ocaklar,
Soğur birdenbire o sıcak kucaklar.
Hayaloğlu söyler, dertlidir bu özü,
Kan ağlar bu yüzden halkımın özü.
Uyan ey güzel insan, bu derin uykudan,
Fark et artık akan bu zehirli suyu!
Gerçek hayat dışarıda, bekler seni,
Kır bu zinciri, at üstünden kiri!
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.