Ve çocukluğumun salıncağında ağlıyorum, Sensiz hazan bahçelerinde.
Paylaş:
7 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Nesrince Şiir: HAZAN BAHÇELERİ Değerlendirildiği Salon: Eylül Yapraklarının Toplanmadığı, Ceylanların Rüyalara İzinsiz Girdiği, Çocukluk Salıncağının Hüzünden Gıcırdadığı ve Bahçıvanların Hazanı Bahara Çevirmekten Men Edildiği Salon
Nesrince’nin Hazan Bahçeleri şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bahçıvanları acilen toplantıya çağırdı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Bahçıvan Bahri, “hazan bahçesi” sözünü duyar duymaz kurumuş yaprakları süpürmeye girişince elindeki süpürgeye el konuldu. Çünkü bu bahçede yaprakların kaldırılması delil karartmaya giriyordu. Bir köşede buruk ve kekremsi bir gülüş, öte tarafta rüyaya düşen ceylanlar, en dipte ise çocukluğundan kalma bir salıncak vardı. Ser Feyzlizof dosyayı açıp hükmünü verdi: “Kimse yapraklara dokunmasın. Burada sonbahar mevsim değil; aşkın olay yeri.” Bunun üzerine bahçe şeritlerle çevrildi, yalnız ceylanların geçişine izin verildi.
Âşık Medeni Karataş – Mahmut Ağdak Köşesi
Şiir ilk kıtada doğrudan ayrılığın zihinsel ve bedensel izlerini kuruyor:
“Zihnimde isminin akisleri Gözlerime çizilmiş kaderim”
“İsmin akisleri” sevilen kişinin fiziksel olarak bulunmadığı hâlde zihinde çoğalmasını anlatıyor. Ardından gelen:
“Gülüşüm buruk kekremsi”
dizesinde “buruk” ile “kekremsi” birbirine yakın iki tat duygusunu aynı gülüşte buluşturuyor. Bir miktar anlam tekrarı var; fakat “kekremsi” sözcüğü şiire damakta kalan bir acılık veriyor.
Kıtanın en sert sıçrayışı:
“Mahşer yeri, senden uzakta kalbim.”
Kalp artık yalnız hüzünlü değil, mahşer yerine dönüşmüş. Köşenin Kalp İmar Memuru Kadir, mahşer yerine dönüşen kalp için yapı kullanım belgesi istemeye kalkınca Ser Feyzlizof başvuruyu geri çevirdi: “Evladım, aşkın imar planı olmaz. Olsaydı bu kadar insan kaçak kat çıkmazdı.”
Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi
İkinci bölüm şiirin başlığını taşıyan asıl mevsime giriyor:
“Eylül yaprakları misali aşkımız”
Eylül–hazan–dökülen yaprak ilişkisi şiirde oldukça tanıdık bir imge alanı. Burada tek başına çok yeni değil. Fakat hemen ardından gelen:
“Ceylanlar düşüyor rüyama seni düşününce”
şiirin görüntüsünü değiştiriyor. Ceylan, ürkeklik, zarafet ve erişilmezlik çağrışımlarıyla aşkın içine giriyor. Yalnız ceylanların neden özellikle sevgiliyi düşününce rüyaya düştüğü şiirde kurulmadığı için bu güzel görüntü biraz havada kalıyor.
“O ilk bakıştaki hazan üşüyor yüreğimde.”
ise bölümün dikkat çekici dizesi. Normalde insan üşür; burada hazan üşüyor. Mevsime beden kazandırılmış. Üstelik ilk bakışın içinde daha başlangıçtan bir sonbahar bulunması, aşkın doğarken ayrılığını da beraberinde taşıdığı şeklinde okunabilir.
RUSAMER Ceylanların Rüyaya Giriş Müdürlüğü, hayvanların giriş belgesini aradı. Belge bulunamadı. Ser Feyzlizof meseleyi çözdü: “Rüyaya pasaportla girilmez. Hele aşk varsa sınır kapısı zaten çalışmaz.”
Âşık Hüseyin Topal Köşesi
Üçüncü bölümde şiir dış manzaradan bedene dönüyor:
Buradaki “seyrek vakitli” şiirin en problemli ifadelerinden biri. Şairin kastı “ara sıra”, “seyrek zamanlarda” veya belli belirsiz aralıklarla titremekse ifade doğal Türkçe akışında yerine tam oturmuyor.
Sonra:
“Kimsesizliğimi hatırlıyorum Seni hayalimde kucaklayınca.”
Burada güzel bir karşıtlık var. Normal beklenti, sevgiliyi hayalde kucaklamanın yalnızlığı azaltmasıdır. Şiirde tam tersi oluyor: hayalî kavuşma, gerçek yokluğu daha görünür kılıyor. Bu, şiirin psikolojik olarak en sağlam noktalarından biri.
Köşenin Hayalî Sarılmalar Sicil Memuru Sabri, sarılmanın gerçekleşip gerçekleşmediğini sorunca tutanağa “Gerçekte yok, zihinde var” yazıldı. Ser Feyzlizof kaydı görünce dosyanın altına ekledi: “Hasretin en kötü huyu budur; hayal verdiğini sanır, yokluğu tahsil eder.”
Şiirin en etkili görüntülerinden biri burada. Çünkü sevgiliden ayrılık birden çocukluğa bağlanıyor. Salıncak, yalnız çocukluk hatırası değil; ileri geri hareketiyle geçmiş ile bugün arasında gidip gelen zihnin de görüntüsüne dönüşebiliyor.
Üstelik “hazan bahçeleri” başlıkta başlayan yolculuğu finalde kapatıyor. Bahçe artık yalnız aşkın sonbaharı değil; çocukluğun, yalnızlığın ve sevgilinin yokluğunun üst üste bindiği bir hafıza mekânı.
Ozan Azabi Köşesindeki Salıncak Güvenlik Görevlisi Salih, ağlayan yetişkini görünce yaş sınırını kontrol etmeye kalktı. Ser Feyzlizof görevliyi bahçeden çıkardı: “Çocukluk salıncağının yaş sınırı olmaz evladım. İnsan bazen altmışında biner, altısında iner.”
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Hazan Bahçeleri, ayrılığı eylül, hazan, rüya ve çocukluk imgeleriyle anlatan hüzünlü bir şiir. “O ilk bakıştaki hazan üşüyor yüreğimde” ve çocukluk salıncağı güçlü; “seyrek vakitli” gibi birkaç ifade ise şiirin doğal akışını zorluyor. Final, şiirin başlığını yerli yerine oturtuyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bahçenin kapısını kapattı: Yapraklar süpürülmeyecek, salıncak sökülmeyecek; ceylanların ise rüyalara giriş çıkışına karışılmayacaktır. Hazanın delilleri muhafaza altındadır.
Bazı ayrılıklar insanı sevgilisiz değil, çocukluğuna kadar kimsesiz bırakır.
Hazan ağacın yaprağını döker; hasret insanın içinde sakladığı mevsimleri.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Zaman ayirip bu denli derin yaptiginiz yoruma cok tesekkurler, ilk kez boyle bir yorum tarziyla karsilasiyorum siir hayatimda, ozgun yorumlariniz. Saglicakla kalın.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.