(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Ahmed Ayhan Sağır Şiir: İSTİKAMET İHSAN EYLE Değerlendirildiği Salon: Nefsin Pusulasının Kontrol Edildiği, Sabrın Azığa, Şükrün Yola Katıldığı ve Dosdoğru Yol İçin Manevî Seyrüsefer Belgesi Düzenlenen Salon
Ahmed Ayhan Sağır’ın İstikamet İhsan Eyle şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bütün koridorlardaki yön levhalarını söktürdü. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Pusulacı Perviz, “İstikamet ihsan eyle” sözünü coğrafî talimat sanıp kuzeyi göstermeye başlayınca kendisine meselenin Maraş’tan Andırın’a giden yol olmadığı anlatıldı. Perviz yine de pusulayı bırakmadı. Kalburabastî Efendi sonunda dosyaya hükmü düştü: “Aranan yön sağa sola değil evladım; insanın içinden Hakk’ın rızasına doğrudur.” Bunun üzerine navigasyon cihazları kapatıldı, nefisler kontrolden geçirilmeye başlandı.
Karacaoğlan Köşesi
Şiirin ilk bölümü niyetini hiçbir dolambaçlı yola sapmadan açıklıyor:
Buradaki “istikamet” yalnız doğru yolu bulmak değil, o yol üzerinde sebat edebilmek anlamını taşıyor. Şairin istediği dünyevî bir başarı değil; Allah’ın rızasına erişecek bir hayat çizgisi. Karacaoğlan Köşesindeki Yol Tarifçisi Yakup, mesafeyi kilometreyle hesaplamaya kalkınca cetveli elinden alındı. Çünkü bu şiirde yolun uzunluğu ayakla değil, niyet ve amelle ölçülüyor.
Âşık Hüseyin Topal Köşesi
İkinci kıta duayı insanın bütün varlığına yayıyor:
“Gönlümüze özümüze Görüp bakan gözümüze Her bir kelam sözümüze İstikamet ihsan eyle”
Gönül, öz, göz ve söz sıralaması güzel. İstikamet yalnız ibadet alanına bırakılmıyor; insanın iç dünyasına, bakışına ve konuşmasına kadar indiriliyor. Âşık Hüseyin Topal Köşesindeki Söz Muayene Memuru Saim, ağızdan çıkan kelimelere yön belgesi vermeye kalkınca kuyruğun RUSAMER bahçesine kadar uzadığı görüldü. Meğer insanın dili, nefsinden daha sık güzergâh değiştiriyormuş.
Ali Bakırcıoğlu Köşesi
Üçüncü kıtada dua bireyden aileye ve çevreye genişliyor:
Burada açık bir yazım meselesi var: “Bu hatatta” ifadesi büyük ihtimalle “Bu hayatta” olmalı. Bunun dışında “evlad-ı iyal” kullanımı şiirin dua ve ilahi söyleyişine uygun bir gelenek havası veriyor. İstikametin yalnız kendisi için değil, evladı ve çevresindeki herkes için istenmesi şiiri şahsî yakarıştan toplu duaya taşıyor. RUSAMER Aile İstikamet Bürosu bu kıtada tam kadro göreve çağrıldı; yalnız kendisine dua edip ev halkını dışarıda bırakanların müracaatı kabul edilmedi.
Âşık Medeni Karataş – Mahmut Ağdak Köşesi
Dördüncü kıta şiirin düşünce bakımından en sağlam bölümlerinden:
“Nefsimize kahır için Belalara sabır için Nimetlere şükür için İstikamet ihsan eyle”
Burada üçlü bir manevi denge kuruluyor: nefse karşı mücadele, belaya karşı sabır, nimete karşı şükür. İnsan yalnız sıkıntıyla sınanmıyor; nimet karşısındaki tavrı da sınavın parçası. Köşenin Nefis Terbiye Memuru Niyazi, nefsi kahretme işinin sopayla yapılacağını zannedince görevden uzaklaştırıldı. Dosyaya özellikle yazıldı: Buradaki kahır, nefsi ezmekten ziyade onun taşkınlığına hâkim olma iradesidir.
Ozan Diyari – Erdoğan Başıbüyük Köşesi
Beşinci kıta tasavvufî ve klasik dinî söyleyişe daha fazla yaklaşıyor:
Özellikle “hüsnü hatim” ile ömrün güzel bir sonla tamamlanması duası şiirin başından beri sürdürülen istikamet arzusunu ölüm ufkuna kadar götürüyor. Fakat “Ezel ebed bidayette” söyleyişi anlam bakımından sıkışık; ezel, ebed ve başlangıç kavramları aynı dizede birbirine yükleniyor. RUSAMER Zaman İşleri Müdürlüğü ezel ile ebedin arasına masa koymaya çalıştıysa da ikisinin de mesai başlangıç saati tespit edilemedi.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesi
Son kıtada şair mahlasıyla kendisine dönüyor:
“Bilali yolu kaybetme İlahi bize zulm etme Tutup asilere katma İstikamet ihsan eyle”
“Bilali” ifadesi şairin kullandığı mahlas veya şiirsel hitap ise finalde geleneksel âşık şiiri yapısını tamamlıyor. Ancak “İlahi bize zulm etme” dizesi itikadî ifade bakımından problemli duruyor. İslam anlayışında Allah’a zulüm isnat edilmez; Kur’an’da Allah’ın kullarına zulmetmediği açıkça vurgulanır. Dolayısıyla burada şairin kastı muhtemelen “Bizi azaba uğratma, rahmetinden mahrum bırakma” yönünde bir yakarış. RUSAMER Akaid Masası bu dizeyi görünce kırmızı kalemi çıkardı; Kalburabastî Efendi de “Şairin niyeti dua, fakat kelimenin yükü niyetinden ağır” kaydını düşürdü.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
İstikamet İhsan Eyle, nefisten aileye, sabırdan şükre ve nihayet hüsnü hatime uzanan samimi bir dua şiiri. Tekrar edilen “İstikamet ihsan eyle” sözü şiirin hem nakaratı hem manevi omurgası. Bazı dil ve ifade pürüzlerine rağmen yakarış duygusu güçlü.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri pusulayı kapattı: İstikamet belli; mesele yolu bilmek değil, bildiğin yoldan sapmamaktır.
İstikamet, doğru yolu bir kere bulmak değil; her kavşakta yeniden doğruyu seçebilmektir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.