0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
111
Okunma

Bu hayatta herkes işine geldiği gibi oyun oynuyor.
Kural yok.
Acıma yok.
Hak ile adalet hiç yok.
Ve her kirli oyunun içinde
zavallı bir hayat eksiliyor.
Bu oyun bazen görünen hevesten,
bazen görünmeyen hesaptan doğuyor.
Bazen ayarı kaçıyor.
Bir fazla gölge, bir fazla alkış için...
Sırf hava için, sırf etiket için.
Bazen de insanların pis egosu, pis niyeti
ortak havayı her gün biraz daha kirletiyor.
Bu yeni değil.
Son yılların hikayesi hiç değil.
Bu bulanık su çok önceden akmaya başladı.
Yıllardır süzüle süzüle,
köpüre köpüre,
bugünlere kadar iyice çamurlaştı.
Kapı açılmadan nöbete durmak varken,
kapı açıldıktan sonra ahkam kesenler var.
Arı gibi çalışmak varken,
miskinlik yapıp uzaktan çayını yudumlayıp
"neden olmuyor" diyenler var.
İnsan olana yukarıdan bakıp,
insanlığı dillerinden düşürmeyenler oldu.
Aydınlık yolda
karanlığa fener tutanlar da oldu.
Zor günlerde sokakta görünmeyenler,
ortadan kaybolanlar,
kendine benzemeyince dışlayıp yalnız bırakanlar,
suyu bulandırıp zor kullananlar var.
Ama yine de hayata inananlar var.
Oyuncağına sıkı sarılan,
yerinde duramayıp ağaca tırmanmak isteyen
o dünkü afacan çocuklar gibi.
Şimdi herkes ayakta kalmak için,
hayallerini gerçekleştirmek için kendi oyununu kuruyor.
Kimi bizonu av sanıyor,
kimi yasaklı madde satıcısını hem av hem avcı biliyor.
Ama unutma:
Bu parlak görünen, kokuşmuş hayatın oyunu
ezberdeki temiz oyunlara benzemez.
Bir anda her şey ters döner.
Maske düşer.
Beklenmedik bambaşka bir yüz gösterir.
Evet...
Oyun bitti mi?
Bitsin ya da bitmesin...
Bu kadar bizon derisinden
yasaklı madde olmuyor işte.
Bu kadar şaşalı alkıştan da
adam olmuyor.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.