0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Bir çuval altın koydular koca dünyanın ortasına,
Gözleri kör etti parıltısı, akıl düştü telâşa.
Kimisi kanla doldurdu, kimisi gözyaşıyla hanesini,
Unuttu insan ocağını, sattı öz iradesini, neşesini?
Açgözlülük sardı dört bir yanını bu fani âlemin,
Bir çuval sarı metal için satıldı hatırı kelâmın.
Kimi dağları devirdi, kimi dostunu sırtından vurdu,
Dünya denen bu mülkte, zalimlere bir saltanat kurdu.
Oysa toprakta açan gülün bedeli var mıdır pul ile?
Ömür dediğin bir yeldir, geçip gider hoyrat bir yelle.
Yığdınız hazineleri üst üste, sardınız demir ağlarla,
Ne göğsünüzdeki sızı dindi, ne dağlar bağmı oldu?
Hayaloğlu der ki; neyleyim o ağır altın çuvalını?
İnsan kendi elleriyle boğar kendi masum ruhunu.
Bir avuç toprak yetmez mi sırtı dönüp bu dünyada?
Servet uğruna harcanan ömür, kalır bomboş bir rüyada.
Recep Hayal
Hayaloğlu
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.