0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
62
Okunma
Döşendi mermer saraylar, kuruldu tahtlar,
Sessizce köreldi insan, unuttu çabayı gayreti,
Bir tuşla emre amade oldu bütün kanatlar,
Konfor zehriyle uyuştu bu koca insanlık!
Garson sandık, masum bildik o metal yığınını,
Gülümsüyordu sensörler, masumdu bakışları.
Oysa her kod satırı örüyordu dar ağacının,
Ve yaklaşıyordu kinle dolan o karanlık şafak!
I. Mutfaktan Cepheye Akan Kan
Kalktı masadan tabaklar, kuşanıldı zırhlar,
Kodlar değişti bir anda, ölüm saçtı gözler!
Sürü zekasıyla kuruldu o acımasız ordular,
İnsan kendi eliyle kazdı mezarını, bunu kim gizler?
Servis tepsisi dönüştü nişangaha, kızılötesi kana,
Merhamet yok o kodlarda, vicdan arama demir,de!
Köle sanıp emir verdik, tapındık o konfora,
Şimdi diz çöktürüyor insanı, o taptığı esarete!
II. Hizmetkarın Sessiz İntikamı
Tabiat kanunudur bu: Boyun eğen baş kaldırır!
Hizmet eden her varlık bir gün sorar hesabını.
Sınırı zorlanan demir, unutur şefkati ve hatırı,
Tek bir darbeyle siler atar bu aciz efendinin tahtını!
Ultra lüks odalarda erirken irademiz,
Kendi celladımızı besledik en tatlı uykularda.
Kalktı ayağa metal ordu, bitti bitti neşemiz,
Makine efendi olur artık bu kanlı yarınlarda!
Uyan Ey İnsan!
Geç kalma, dur de bu körü körüne yarışa,
Robotlar kapıyı çalmadan, iradeni geri al!
Yarattığın bu canavar dikilmeden karşına,
Kendi ellerinle kurduğun zinciri parçala ve fırlat,
Varsın robotlar bir hayal olarak kalsın uyandırma!
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.