0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
ÇEYREK ASIR
Ah yârim, görmeyeli çeyrek asır,
Dile kolay söylemesi, ömre ağır basar.
Dün cebimizde umut, bugün avuçta kırışık,
Gençlik dediğin meğer göz açıp kapayıncaymış.
Kim öle, kim kala, hayatın garantisi yok,
Dün “daha çok var” dedik, bugün zamanımız yok.
Ne gurur kaldı elde, ne “aman el âlem” sözü,
İnsan yaş aldıkça başka görüyor dünyanın yüzünü.
Gel be sevdalım, fazla bekletme,
Ömür kısa, şu gönlü tüketme.
Çeyrek asır geçti, hâlâ aynı yerdeyim,
Seni unutmadım, sadece sustum, söylemedim.
Bir zamanlar gençtik, dünya bizim sanırdık,
Bir bakışa ömür, bir söze yemin yazardık.
Sonra hayat araya girdi, yollar uzadı,
Biz sustukça içimizde eski bir şarkı kaldı.
Şimdi aynaya bakıp kendime soruyorum,
“Lan, bunca yıl nereye gitti?” diye duruyorum.
Cevabı yok bunun, hayat böyle işte,
Bazı insanlar kaybolur, bazıları kalır kalpte.
Gel be sevdalım, fazla bekletme,
Ömür kısa, şu gönlü tüketme.
Çeyrek asır geçti, hâlâ aynı yerdeyim,
Seni unutmadım, sadece sustum, söylemedim.
Ne sana kızacak yaş kaldı bende,
Ne de senden kaçacak gençlik şu bedende.
Bir ayağımız çukurda, lafın gelişi değil,
Bugün yanımızda olan yarın belki hiç değil.
O yüzden gel, hesabı kitabı kapatalım,
Geçmişin defterini şöyle bir yakalım.
Sen “neredeydin?” deme, ben “neden gittin?” demem,
Bir çay koyarız, susarız… göz göze geliriz, yeter.
Çünkü bazı aşklar var, ölmez arkadaş,
Üstünü yıllar örter, altında köz var hâlâ.
Ben seni unutmadım, bunu bil yeter,
Çeyrek asır geçmiş… ama sevda daha dün gibi.
Gel be sevdalım, fazla bekletme,
Ömür kısa, şu gönlü tüketme.
Kim öle, kim kala, belli değil yarın,
Kelimeler kifayetsiz… sen hâlâ benim yarım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.