(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sayfama bıraktığınız yorum vesilesiyle ben de ilk defa bir şiirinizi okuma fırsatı buldum. İyi ki de uğramışım.
Dilber Uyandı daha ilk kıtasından itibaren imgelerle yürüyen bir şiir. Dilber’in uyanışıyla başlayan hareketin gülüşe, Eylül çiçeğine, ipek şala, rüzgâra; oradan sehere, aya ve nihayet mâşuk ile pire ulaşması şiirin kendi içinde gittikçe genişleyen bir anlam alanı kurmasını sağlamış.
Şiirde özellikle hoşuma giden taraflardan biri, ayak ve uyak bulacağım diye sözü zorlamamanız. Uyak şiiri güzelleştirebilir; fakat şair onun peşinden koşmaya başladığında bazen şiir söyleyeceği sözü unutur. Sizde böyle bir kaygı görmedim. Sözcükler büyük ölçüde kendi tabii yatağında akıyor.
Bazı imgeleriniz de dikkat çekici:
Omuzlarımda açar bir Eylül çiçeği
ve
Kalaylandı ibriğim bakırdan güneşle
gibi dizeler, sıradan söyleyişin dışına çıkabildiğinizi gösteriyor. Şairlik biraz da herkesin gördüğü nesneler arasında herkesin kuramadığı bağı kurabilmektir. Bu bakımdan kaleminizin şiir kumaşını sağlam bulduğumu özellikle söylemek isterim.
Bununla birlikte, ilk defa okuyan birinin samimiyetiyle küçük bir düşüncemi de paylaşayım. Şiirin bazı bölümlerinde hece uzunlukları ve duraklar arasındaki farklılık ritmi yer yer aksatıyor. Şiiriniz zaten geleneksel söyleyişten ve ses tekrarlarından yararlandığı için, dizelerin nefes uzunluklarına biraz daha dikkat edildiğinde musikisinin belirgin biçimde kuvvetleneceğini düşünüyorum.
Bunu mutlaka belirli bir hece kalıbına girmeniz gerektiği anlamında söylemiyorum. Serbest şiirin de ölçüsü vardır; onun ölçüsü çoğu zaman kulağın yakaladığı iç ritimdir. Dize nerede nefes alacak, nerede hızlanacak, nerede duracak; bunlar şiirin görünmeyen musikisini oluşturuyor.
Kısacası benim ilk okumada gördüğüm şu oldu: İmge kurabilen, sözü uyak uğruna zorlamayan ve üzerinde çalışıldıkça çok daha güçlü şiirler çıkarabilecek sağlam bir kalem var.
Kaleminize ve gönlünüze sağlık Sibel Hanım. Yeni şiirlerinizi de fırsat buldukça okumak isterim.
Celil bey içtenlikle yazdığınız her yorum için teşekkürümü ayrıca kabul edin lütfen. Şiiri tamamen serbest yazıyorum aruz ölçüsü bilmiyorum kulağıma hoş geldiğinde ve yüreyiciğime temas edip titrediğimde tamam diyorum. Keşke yapabilsem ama inanın deniyorum en azından hece sayılarını tutturmaya gönlümden akanları orada sayılarla harmanlamaya çalışıyorum. Siz değerli üstadlarla daha da güzel oluyor herşey çokk teşekkür ederim daha da dikkatli olacağım.
Örneğin şiirde ki ritmin bozulduğu ve duraksamaların nerede nefese ihtiyacı olduğunu ayrıca belirtirseniz bir sonrakş denemelerimde sizin sesiniz kulağımda yankılanacaktır.
Celil bey içtenlikle yazdığınız her yorum için teşekkürümü ayrıca kabul edin lütfen. Şiiri tamamen serbest yazıyorum aruz ölçüsü bilmiyorum kulağıma hoş geldiğinde ve yüreyiciğime temas edip titrediğimde tamam diyorum. Keşke yapabilsem ama inanın deniyorum en azından hece sayılarını tutturmaya gönlümden akanları orada sayılarla harmanlamaya çalışıyorum. Siz değerli üstadlarla daha da güzel oluyor herşey çokk teşekkür ederim daha da dikkatli olacağım.
Örneğin şiirde ki ritmin bozulduğu ve duraksamaların nerede nefese ihtiyacı olduğunu ayrıca belirtirseniz bir sonrakş denemelerimde sizin sesiniz kulağımda yankılanacaktır.
Sibel Tülü, 'Dilber Uyandı' isimli, geleneksel lirik damardan beslenen ve tasavvufi bir uyanışı harika sembollerle işlediğiniz eserinizi satır satır hayranlıkla okudum. Şiirde geçen o 'Eylül çiçeği' ve ipek şalın havalanmasıyla başlayan akış metne müthiş asil bir atmosfer katmış.
"Bin mesken edindim kendi içimde / Bir yol yarıldı önümde, yordam uyandı" dizelerinizdeki o harbi içsel derinlik ve kalaylanan ibrikten seherde akan damlalara uzanan tasvirler kaleminize çok yakışmış. Hele o finaldeki "Nakkaş gibi işler ay şavkını geceye / Ruhlar aleminde kalmayınca nesne / Uykudan mâşuk uyandı, pir uyandı" mührünüz sıradan sevda sözlerini aşan, ruhun perdesini aralayan nefes kesici bir usta dokunuşu olmuş. Abartıya kaçmadan, o saf gönül sızısını ve kelamın namusunu bu denli kavi bir ahenkle meydan yerine asan yüreğinize sağlık. Selam ve en derin saygılarımla, hayırlı günler dilerim.
Aşkın uyanışını yazdan sonbahara, rüzgârdan sehere uzanan renkli imgelerle anlatmışsınız Sibel Hanım. “Omuzlarımda açar bir Eylül çiçeği” dizesi çok hoşuma gitti. Son bölümde âşıkla mâşukun ruhlar âleminde buluşması şiire güzel bir gizem katmış. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Ruhumuza dokunan bu kıymetli şiiriniz için sizi kutlarım güzel insan. Severek okudum. Nice güzelliklerde emeği alkışlamak umuduyla Dost kalın sevgiyle kalın…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.